KORONA- ÖZGÜRLÜK- HIDRELLEZ

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    7 Mayıs 2020 /   1558 Okunma

    KORONA- ÖZGÜRLÜK- HIDRELLEZ

    Bizim köyde Hıdrellez bilinmezdi. 1974 yılında köyden Serik merkeze taşınınca öğrendik  “1 Mayıs Bahar Bayramı”nı. Serik’te yaptırdığımız ev “Boynuztepesi” olarak bilinen tepedeydi ve bu tepe ilçenin 2 piknik alanından biriydi. Yıllarca 1 Mayıs coşkusunu evimin bahçesinde yaşadım anlayacağınız.


    Bu arada mahalleden Ayhan, Hasan ve Mehmet ile birlikte 1 Mayıs’ta bisikletlerle gittiğimiz Belek sahilinde deniz sezonunu açardık, olmadı Akçaalan’daki sulama kanalına giderdik.


    Ben Hıdrellez kültürünü 1993 yılında Demre’de öğrendim. O gün tüm ilçede gayri resmi tatildi. Rahmetli Ahmet Bulut ile ilçeyi dolaşıyorduk. Belediyenin çöp kamyonuna denk geldik. Şoför, yanındaki koltuğa doldurduğu domates, salatalık, biber ve ekmek ile kendi pikniğini yapıyordu. “Bugün Hıdrellez, bu kadar” diyordu.


    Havva Hanım ile 1994 yılı 14 Mayıs günü evlenecektik. Olmadı, 6 Mayıs’ta evlendik. O gün bugündür biz Hıdrellez’in bereketini evimizdeki huzurda, çocuklarımızın sağlık ve başarısında hissediyoruz.


    Geldik, 2020 yılına. Malum zor bir süreçten geçiyoruz. Her fırsatta piknik günlerini aştık gibi. Daha çok evde oturup güney balkonda, kahve içmeyi tercih ediyorduk. Evdeydik yani. Hatta ben, artık gazeteye çok az uğruyordum. Bana göre evdeki konfor işyerinde yoktu. (Nasıl bahane ama?”)


    Başımıza birde Korona çıktı, topyekün “#evdekal”dık. Benden ziyade çocuklarım şeker ve tansiyon rahatsızlığım nedeniyle izole ettiler beni. Hayatımın hiçbir yerinde olmayacak duaya “Amin” demedim. Ermişlerden, dervişlerden şefaat istemedim. Allah’tan başka kimseye umut bağlamadım. “Gül ağacı dibine kağıt gömmek”, “denize mektup bırakmak”, “kuma dua yazmak” benlik olmadı hiç. 6 Mayıs sabah her günki gibi erkenden kalktım. Karantinada nasıl bir bahar, nasıl bir Hıdrellez yaşanıyordu takipçilerimle paylaşmak istedim. Tel örgülere takılmış ama ısrarla açan çiçekleri görünce, 2 aydır ev hapsine aldığımız, değişip duran tarihlerle sınav manyağı yaptığımız ergenler geldi aklıma. Artık çoğunluğu 65 yaş barajına takılan ömürlük büyüklerim geldi gözümün önüne. Sustum…







Yorum Yap