KURUYACAĞIZ- KURUYORUZ- KURUDUK

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    10 Kasım 2018 /   421 Okunma

    KURUYACAĞIZ- KURUYORUZ- KURUDUK


    Gene geçmişe gidiyorum. 1990 yılının Ocak 16’sından, 1992 yılının 31 Aralık 1992 akşamına kadar çalıştığım Yeni İleri gazetesi akşamları bana emanetti. İnternetin hayatımızda olmadığı yıllarda masamın yanı başında duran Anadolu Ajansı teleksindeydi gözüm.


    O zamanlardan bir haber var hafızamda. Her terlediğimde, her susadığımda anımsarım. Uzmanlar uyarmıştı. Tedbir alınmazsa gelecekte (bi de rakamlarla aram iyi olsa) Şam- Basra bölgesinin iklimi Türkiye’nin güney bandına yerleşecekti. Biraz daha uzun vadede Akdeniz iklimi Karadeniz’e yerleşecek, ülke çölleşecekti. Torunlarımız yağmuru görmeye Odessa’ya filan gidecektik yani.

    İşte o gün bugündür. Acısını yaşıyorum, yaşıyoruz. Yine aynı dönemde, bu ısınmanın denizleri etkileyeceği, Kızıldeniz canlılarının Akdeniz’e geçeceği yazılmıştı. Sen ne güzel ajansmışsın be AA, cemaat eline düşmeden önce. Geçtiğimiz günlerde okudum, Kızıldeniz’den yaklaşık 200 tür gelmiş yakın tarihte.

    Evet, durum vahim. Bakın yakın tarihte açıklanan kuraklık raporu ne diyor: “Gezegenimizin ateşi 1.5 derece daha yükselirse geri dönüşü olmayan bir yıkımla yüz yüze kalacağız. Dönülmez yola girmeye 10 yılımız kaldı.”  Buna “köprüden önce son çıkış” bile diyemeyiz. “Çıkış Yok.”


    1930’lardan bu yana maksimum ve minimum sıcaklıkların yükseldiğini, Türkiye’nin her yerinde yaz ve tropikal gün sayısında artış yaşandığını belirten uzmanlar diyor ki; “Yıllık ortalama gece hava sıcaklıklarında hemen her yıl, bir öncekine göre rekor denecek şekilde, çok kuvvetli artış var. Dünyada da Türkiye’de de. İklim sistemindeki değişiklik, özellikle Türkiye ve bölgesinde sıcaklık rejiminde farklı bir iklim özelliğinin ortaya çıkmasını sağladı. Türkiye’deki yaklaşık 0.5’le 3-3.5 derece sıcaklık artışı yaklaşık 80-90 yıl içinde gerçekleşti. Küresel değerlendirmelerdeki 1.5 derecelik artış hakkımızı çoktan kullanmış durumdayız.” 


    En riskli bölgedeyiz! Peki ne yapılmalı? Daha az fosil yakıt tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarını artıran yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor.

    Küresel sera gazı emisyonlarının 2030’da 2010’a göre net olarak yüzde 45 azaltılması ve 2050 yılı itibariyle de net olarak sıfırlanması gerekiyor.”



    Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası son 900 yılın en ağır kuraklığını yaşıyor. Türkiye’de sıcaklıklar her geçen gün artmaya devam ediyor. 2017’de ortalama sıcaklık 1970’e göre 1.5 derece artarak 14.2 derece oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre yağış rejimleri, miktarı ve sıklığında önemli değişimler yaşanıyor. Nitekim bu yıl yurdun dört yanı sellere teslimdi. Can kayıpları yaşandı, tarlalar yok oldu.


Yorum Yap