Sen dersin “Ateş Çiçeği”: Ben derim “ZAKKUM”

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    13 Temmuz 2021 /   1738 Okunma

    Sen dersin “Ateş Çiçeği”: Ben derim “ZAKKUM”

        Bi abimiz yıllar önce “Kent masalları, sayfa doldurmak için yapılmış bişey” demişti. Ama o sayfa bu yılki ile birlikte 4. ödülünü aldı. Sabah Gazetesi kendisine de kalmadı. Biz önümüze bakalım. “Zakkum” deyince bizim kuşağın aklına “Zakkumcu Ziya” gelir…

     

        Literatürdeki adı “Nerium oleander”, yaygın olarak “zakkum” veya “nerium” olarak bilinir. Bugün sizleri Gloria Golf Otel’in zakkum bahçesine konuk edeceğim. Hepi topu 20 dakika içinde, yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda kaydedildi.


        Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı’nda Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü 6 Haziran 2019’da sapsarı kumların üzerinde tüm albenisi ile açan zakkum çiçeklerini paylaşıp “Akdeniz mavisi, deniz ardınca yükselen dağlarda mis kokulu çam ormanları, sadece Akdeniz'de görebileceğiniz "ateş gülleri" ve kızgın kumlar... Güzel bir bayram günü...” demişti.


        İşi gücü bırakıp “Zakkum”a neden “Ateş Çiçeği” dediğini sormuştum. Bana yaklaşık 200 sözcükten oluşan “edebiyatçıyım” diyenlere taş çıkartacak güzellikte bir açıklama yollamıştı. (Sahi bir atın gözünü anlatmaya 3 sayfa ayıran kimdi?)


        Teknoloji özürlü olduğum için o açıklama metni artık elimde değil. Bu ara çok yoğun, geri döndürmemek adına kendisinden de istemedim. “Vikipedia’dan açıklama alır, yaşanmışlıklarla süsler, sayfayı kotarırım” dedim. Bi abimiz yıllar önce “Kent Masalları, sayfa doldurmak için yapılmış bişey” demişti. Ama o sayfa 18 yıldır hazırlanıyor ve bu yılki ile birlikte 4. ödülünü aldı. Biz önümüze bakalım.


        “Zakkum” deyince bizim kuşağın aklına “Zakkumcu Ziya” gelir. Adam bu bitkiyle kanser tedavisi yaptığına kimseyi inandıramamıştı. Aşağıdaki linkten detaylara bakabilirsiniz.


        https://www.bolgegundem.com/ziya-ozel-kimdir-nerelidir-nerede-dogdu-kac-yasindadir-928343h.htm


        Yeni nesil ise “Zakkum” deyince “Anason”u hatırlıyor.

     

        “Dokunsalar
     

       Ağlayacaksın

        Ama hiç dokunmuyorlar

        Biçare bakan gözlerin bırak kanasın


        Gücüne gitsin şarkılar

        Anason kokarken sofralar...” diyen girişine her daim eridiğim şarkı.


       Onlar için de şu linki bırakalım: https://www.youtube.com/watch?v=sDF2auWzpmM

     

        Geçtiğimiz hafta TIR ile İzmir’e gittim. O da bir proje dahilindeydi. Olgunlaşınca okur, sonra da alkışlarsınız. Daha evvel de defalarca kat ettiğim bu yoldaki zakkumlar gerçekten otobanı keyifli hale getiriyor.


        Şimdi Vikipedia’dan bu güzelim bitki hakkındaki ansiklopedik bilgileri verelim.


        “Dünyada ılıman ve subtropikal bölgelerde süs ve peyzaj bitkisi olarak yetiştirilen çalı veya küçük ağaçtır. O kadar yaygın bir şekilde yetiştirilir ki, genellikle Akdeniz Havzası ile ilişkilendirilmesine rağmen, kesin bir menşe bölgesi tanımlanmamıştır.


        Nerium 2-6 metre boyuna kadar büyür. Yaygın olarak doğal çalı formunda yetiştirilir ancak tek gövdeli küçük bir ağaç olarak da yetiştirilebilir. Hem kuraklığa hem de su basmasına toleranslıdır, ancak uzun süreli donlara karşı dayanıksızdır. Beyaz, pembe veya kırmızı beş loblu çiçekler, yıl boyunca kümeler halinde büyür ve yaz aylarında zirveye çıkar. Meyvesi, çok sayıda tüylü tohumu serbest bırakmak için olgunlukta açılan uzun ve dar bir folikül çiftidir.


        Zakkum, birkaç toksik bileşik içerir ve tarihsel olarak zehirli bitki olarak kabul edilmiştir. Ancak, acılığı onu insanlar ve çoğu hayvan için tatsız hale getirir, bu nedenle zehirlenme vakaları nadirdir ve insan ölümleri için genel risk düşüktür.


        Daha çok miktarlarda yutulması mide bulantısı, kusma, aşırı tükürük, karın ağrısı, kanlı ishal ve düzensiz kalp ritmine neden olabilir. Özsu ile uzun süreli temas cilt tahrişine, göz iltihabına ve dermatit'e neden olabilir.


        Zakkum, Haziran-Eylül ayları arasında beyaz, pembe, kırmızı, sarı ve krem renklerde çiçekler açar. Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir. Susuzluğa en dayanıklı bitkilerdendir ve kışın yapraklarını dökmez.


        Bir gram kuru yaprak, insanlarda tehlikeli zehirlenmelere yol açar. Zehir etkisi kurutma ve kaynatmayla ortadan kalkmaz. Bu bitkiyi yiyen, ölmüş hayvanların etleri de zehirlidir. Kullanımı sırasında asıl semptomlara sebep olan oleandrin'in kaynama noktası 250 °C dir.


Yorum Yap