NEBİ BARUT'UN ARDINDAN

  • Recep Memili

    Recep Memili Yazı Arşivi
    11 Ağustos 2021 /   1359 Okunma

    NEBİ BARUT'UN ARDINDAN

        Manavgat güzel bir insanını daha yitirdi. On gündür süren yangının kontrol altına alındığı ve soğutma çalışmalarının sürdüğü haberleri yüreğimize su serperken, Nebi Barut'un vefat haberini almamız yüreğimizi dağladı.


        Ölüm insanlık tarihi kadar eski fakat hiç eskimeyen bir kavramdır. Bu kadar eski olmasına rağmen herkese yeni görünür.


        Nebi Barut'un ölümünün bizlere yeni görünmesi onun Manavgat'a ve özellikle Side'ye verdiğini önem ve de kattığı artı değerleri hatırlattığı içindir.


        19'uncu yüzyılın ikinci yarısında ataları Girit'ten göç etmek zorunda bırakıldığında cumhuriyet yönetimi aileyi Side'ye yerleştirmiş. Çok zor şartlarda süregelen yaşam şartlarında aile, şikayet etmeden, inançla ve var güçleriyle yaşama tutunmaya çalışmış.


        Yokluk ve yoksulluğun her evin kaderi olduğu o yıllarda, 1941 yılında dünyaya gelmiş Nebi Barut.


        Baba, insanları aydınlatan, onları iyi ve doğru davranmaya yönelten kişi anlamına gelen 'Nebi' adını vermiş oğluna.


        Nebi Barut, ismiyle özdeş olan bu kavramı son nefesine kadar yaşam felsefesi olarak ilke edinmişti,  o doğrultuda da bir yaşam sürdü.


        Kibirli değildi. Kimselere tepeden bakmazdı. Dudaklarından gülümsemesini eksik etmez ve herkese dostlukla kuçağını açardı.

        Side onun en büyük aşkıydı. Merhum Turgut Özal ile kurduğu yakın dostluk Side'nin, dünya turizmine açılmasına neden oldu. Bunu bir siyasi şova ya da ranta çevirmeyi hiç düşünmedi.

        ANAP'tan belediye başkan adayı gösterildiğinde hiç istememesine rağmen kabul etti. Seçimi kaybetmesine rağmen küsmedi. Köşesine çekilip, "bana ne ne yaparlarsa, yapsınlar" demedi.


        Manavgat ve Side'nin çözülmesi gereken sorunları için oluşturulan heyetlerde yer alarak, ikdidar partisindeki ilişkilerini ilçe /belde lehine kullandı.


        Nebi Barut'un ikinci büyük aşkı mandıracılıktı. Sahip olduğu hayvanları bir baba şefkatıyle sever o pahalı giysilerle girdiği ağılda saatlerce onlarla konuşurdu.

        Kocatoka süt ürünleri gibi bir markayı bölgeye kazandırdı. Mandıracılığın öncüsü oldu. Birçok otel yatırımcısı onu örnek alarak kendi mandıralarını kurdu.

        Nebi Barut'u 1987 yılında tanıdım. Onu bu üzüntüm içerisnde kısaca anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyor.


        İçimde güzel bir insanı kaybetmenin boşluğu asılı duruyor. Bu boşluk bir beşik gibi Manavgat ve Side'yi de sallıyor.

        

        Ölüm gerçeğimiz, biliyoruz ama kabullenemiyoruz. Çünkü her ölüm genç ve acıdır.

        Hayat sormuş ölüme; ‘Neden insanlar beni sever ama seni sevmezler?’ diye.

        Ölüm cevap vermiş: ‘Çünkü sen güzel bir yalansın, ben de acı bir gerçeğim.’

        Acı gerçeğimizi yaşayacağız ve onun anılarını hep diri tutacağız.

        Güle güle sevgili dostum...


        Barut ailesine başsağlığı diler, kederli aileye sabr-ı cemil niyaz ederim.


Yorum Yap