Bu bekleyiş niye?

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    13 Haziran 2012 /   4921 Okunma

    Bu bekleyiş niye?

    Kimine göre ‘hayalet’, kimine göre ‘ucube’, kimine göre de ‘hayal süsleyen’. Antalyalının yıllardır yıkılmasını beklediği, falezler üzerinde görüntü kirliliği yaratan İl Özel İdaresi İşhanı’ndan bahsediyorum…

    Kolonlarındaki patlama nedeniyle boşaltılan ama bir türlü ‘yıkım kararı’ uygulanmayan, uygulatılmayan meşhur kara binamız…
    Kara diyorum, çünkü Mimarlar Odası’nın açıklamalarına göre devlet eliyle falezlerde dikilen ilk kaçak yapıymış. Yani ruhsatsız yapılmış…
    Sonra uzmanlarca ‘hastalıklı’ denilmesine rağmen ayakta tutuluyor…
    20. Dönem İl Genel Meclisi, hatırlanacağı gibi binanın boşaltılması sonrasında uzman görüşleri çerçevesinde ‘Yıkacağız’ dedi. Öyle sözde değil, karar altına aldı…
    Ama yıkılmadı. Sonra üst üste kararlar alındı…
    Yetmedi, 21. Dönem’de de yeni göreve gelen Meclis karar aldı. Kararları inceledi. Ortaya çıktı ki karar var ama uygulanmak istenmiyor. Sebep sorulunca ‘Yıkım parası’ bahane edildi. Oysa hiç para olmadan da yıkımdan çıkan kullanılabilir materyaller karşılığı yıkım yapılabiliyor. Örnek, Eski Devlet Hastanesi… Neyse para da konuldu. Yine yıkım yok. Bu kez de ODTÜ’nün raporuna karşılık Yıldız Teknik Üniversitesi’nden güçlendirme projesi çıkartıldı…
    Rapor değil ama…
    Neyse uzatmayalım, sonunda Meclis’ten oyçokluğuyla ve CHP’nin direnmesine rağmen güçlendirme kararı çıktı. Şimdi ben ve arkadaşlarımın güçlendirme kararı için açtığı yargılama sürüyor. Onun sonucunu bekliyoruz…
    Merak ettiğim ise hani haftasonu deprem yaşadık ya. Allah korusun ama hani biraz daha şiddetli olsaydı ve başta İl Özel İdare İşhanı olmak üzere çürük yapılar yıkılsaydı, ne olacaktı? Tamam işhanı boş ama etrafında yerleşim var. Can ve mal kaybına yol açabilirdi? Sonra hala sağlıklı olmayan kamu binalarında ve özel mülklerde hizmet veriliyor…
    Üstelik Başbakan’ın ‘Yıkın’ demesine rağmen…
    Yıkmak için ne bekleniyor, inanın bilemiyorum. Anlayamıyorum da…
    Bir kez daha söylemenin ne faydası var bilmiyorum ama uzmanlara kulak vermekte fayda var. Deprem Master Planı şart…
    Envanter çıkarılarak sağlıksız yapılarla ilgili gerekli müdahaleler derhal yapılmalı…
    Daha deprem olmadan sorun yaratan binaları da rötuşlarla ayakta tutmaya çalışmak yerine, kimseye zarar vermeden yıkmayı tercih etmeliyiz…
    Kamuda, ticari zihniyetle iş yapmaya kalkarsak, kamu yararını da rafa kaldırmamız gerekir. O nedenle kamu zararını, kamu menfaatleri adına göğüslemekten çekinmemeliyiz…
    Sonra çürük bir binayı yıkarak, kente yeşil alan ya da kültür alanı kazandırmak zarar olmasa gerek…

Yorum Yap