Yeter! Durdurun bu katliamı!

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    26 Ağustos 2012 /   4548 Okunma

    Yeter! Durdurun bu katliamı!

    Eşsiz güzelliğiyle sahilimizde yükselen, Antalya’nın gerdanlığı S.O.S. veriyor diye, bas bas bağırmaktan yorulmadık. Kentine sahip çıkan meslek odaları ve örgütler de yorulmadı…

    Ama başka yorulmayanlar da vardı…

    Bilerek ya da bilmeyerek yanlış kararlar verenler ve bu kararları hayata geçirenler…

    Evet, falez katliamı bugün başlamadı. Geçmişe dayanan bir katliam süreci var. Dikkat ederseniz tahribat demiyorum. Tahribattan daha ağır bir yıkımdır, falezlerin yaşadığı. Ve ne acıdır ki tüm çabalara rağmen durdurulamadı…

    Gazete olarak bakıyorum biz ne yaptık, katliamı durdurmak için diye…

    Hiç de azımsanmayacak şeyler yaptığımızı bir kez daha görüyorum…

    Siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin dikkatini çektik, yaptığımız haberlerle. Yayınladığımız yazı dizileriyle bölgedeki işgalleri ve kaçakları tek tek açıkladık…

    Hatta o dönem yazı dizisinin ardından belediyeleri müfettişlerin takibe aldığını biliyoruz…

    Sonra Atatürk Parkı yapılırken doğranan, doğal anıtlarımızı gündeme getirdik. Katliamı durdurmak istedik ama olmadı…

    Bu arada falezler adına atılan olumlu adımları destekledik hep…

    Bölgede inşaat yükünün azaltılması gerektiğini de söyledik…

    Bu konuda açıklama yapan tüm kurum ve kuruluşların sesi olduk…

    Ve gelinen nokta hala katliama devam ediliyor…

    Belki kötü niyet yok ama sonucu kötü…

    Bakın hala inşaatlar yükseliyor, falezlerde…

    Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak da çağrı yaptı gazetemiz aracılığıyla, ‘Durdurun katliamı’ diye…

    Ama duran bir şey yok…

    Oysa dünyanın sayılı coğrafi oluşumlarından biri, şehrimizi süsleyen falezler…

    Neden bu güzelliği doyasıya yaşamak yerine, başka alan kalmamış gibi gözümüzü buraya dikiyoruz…

    Anlaması mümkün değil, yapılanların…

    Sadece rant değil bence katliamın nedeni, o güzelliği tek başına yaşamak bencilliği…

    Denize nazır yalılarda oturmak ya da restoranlar dikmek…

    İyi de nereye kadar…

    Yarın bir gün bir kopma daha olursa falezlerde, artık bu yükü taşıyamazsa ne olacak?

    O zaman yaşanabileceklerin faturasını kim ödeyecek?

    Lütfen artık durduralım, bu katliamı…

    Uzmanlara biraz kulak verelim…


Yorum Yap