Adalet ve demokrasi...

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    2 Aralık 2019 /   240 Okunma

    Adalet ve demokrasi...

    Türkiye’de adalet ve demokrasinin çatırdamaya başladığı günlerden adalet ve demokrasinin kalmadığı, derin yaralar aldığı ve yeniden inşa edilmesi gereken günlere geldik...

    Maalesef ki bu aslında uzun ve zorlu süreçte ki hala devam ediyor kulak tıkayan, görmezden gelen çok oldu. Siyasetçi, gazeteci, akademisyen, meslek odaları, sivil toplum örgütleri vs...

    Sonuç adaletsizlik ve hukuksuzluk bir bir esir aldı toplumu. Neredeyse her evde demokrasi, adalet ve hukuk mağduru var...

    Akademisyenler, gazeteciler, doktorlar, öğretmenler, gazeteciler işsiz kaldı...

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağdurları cabası...

    Artık yeni işe girme şansları bile yok...

    Haksız tutuklanan, hapis yatan binlerce gazeteci, yazar, siyasetçi, vatandaş...

    Devlet büyüklerine hakaretten hakkında soruşturma açılanları saymıyorum bile...

    Sonuç...

    Yargının siyasallaştığı ve siyasalların yargıda görevlendirildiği bir süreçte elbette muhalif olmak, muhalefet etmek, eleştirmek, sorgulamak, düşünmek, yazmak, konuşmak, eylem her şey suç olabiliyor...

    En büyük suç da sanırım gazetecilik!

    İşte hem gazeteci hem siyasetçi iki meslektaşım Barış Yarkadaş ve Eren Erdem dün Antalya’daydı. Adalet ve demokrasinin geleceği konuşmak için geldiler ama en çok yaşananları, yaşadıklarımızı anlatıp geleceğe dair mesaj verdiler...

    Kendi yaşadıkları ya da şahit oldukları durumlardan, hukuk ve demokrasi mağduriyetlerinden yola çıkarak yalın anlatımlarıyla özetle orta çağ karanlığındaki hukuk ve demokrasinin yaşandığı günümüzde bunun mimarlarının gidici olduğunu söylediler...

    Kısa sürede ilk seçimlerde halkın gerçekleri gördüğü için bu düzenin mimarlarına yol vereceklerini belirttiler...

    Çok dikkatli olunması gerektiğini aktarıp CHP’ye dönük mesaj da verdiler. İç mücadelenin bırakılıp, enerjinin dışa aktarılması gerektiğini belirttiler...

    Birilerinin özellikle içe dönük kargaşa yaratmak istediğini ama bu oyuna gelinmemesi gerektiğini ifade ettiler...

    Barış Yarkadaş da Eren Erdem de demokrasi ve hukuk mücadelesinde önemli isimlerdir. Bedel ödemiş, ödemekten korkmayan isimlerdir...

    Milletvekili yapılmayarak da bedel ödemişlerdir...

    Hapis yatarak da...

    Ama vazgeçmemişlerdir, mücadeleden...

    Çünkü onlar için de bizim için de mücadele; memleket mücadelesidir. İş, aş, ihale, makam mücadelesi değildir...

    Evet, halkın umudu da inancı da kararlığı da ortadadır. Bu orta çağ karanlığına son verilecek. Ancak bu karanlığa son verecek isimler memleket mücadelesinde bedel ödemiş, bedel ödemekten çekinmeyen neferlerle olacaktır...

     

    Türkiye’de adalet ve demokrasinin çatırdamaya başladığı günlerden adalet ve demokrasinin kalmadığı, derin yaralar aldığı ve yeniden inşa edilmesi gereken günlere geldik...

    Maalesef ki bu aslında uzun ve zorlu süreçte ki hala devam ediyor kulak tıkayan, görmezden gelen çok oldu. Siyasetçi, gazeteci, akademisyen, meslek odaları, sivil toplum örgütleri vs...

    Sonuç adaletsizlik ve hukuksuzluk bir bir esir aldı toplumu. Neredeyse her evde demokrasi, adalet ve hukuk mağduru var...

    Akademisyenler, gazeteciler, doktorlar, öğretmenler, gazeteciler işsiz kaldı...

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağdurları cabası...

    Artık yeni işe girme şansları bile yok...

    Haksız tutuklanan, hapis yatan binlerce gazeteci, yazar, siyasetçi, vatandaş...

    Devlet büyüklerine hakaretten hakkında soruşturma açılanları saymıyorum bile...

    Sonuç...

    Yargının siyasallaştığı ve siyasalların yargıda görevlendirildiği bir süreçte elbette muhalif olmak, muhalefet etmek, eleştirmek, sorgulamak, düşünmek, yazmak, konuşmak, eylem her şey suç olabiliyor...

    En büyük suç da sanırım gazetecilik!

    İşte hem gazeteci hem siyasetçi iki meslektaşım Barış Yarkadaş ve Eren Erdem dün Antalya’daydı. Adalet ve demokrasinin geleceği konuşmak için geldiler ama en çok yaşananları, yaşadıklarımızı anlatıp geleceğe dair mesaj verdiler...

    Kendi yaşadıkları ya da şahit oldukları durumlardan, hukuk ve demokrasi mağduriyetlerinden yola çıkarak yalın anlatımlarıyla özetle orta çağ karanlığındaki hukuk ve demokrasinin yaşandığı günümüzde bunun mimarlarının gidici olduğunu söylediler...

    Kısa sürede ilk seçimlerde halkın gerçekleri gördüğü için bu düzenin mimarlarına yol vereceklerini belirttiler...

    Çok dikkatli olunması gerektiğini aktarıp CHP’ye dönük mesaj da verdiler. İç mücadelenin bırakılıp, enerjinin dışa aktarılması gerektiğini belirttiler...

    Birilerinin özellikle içe dönük kargaşa yaratmak istediğini ama bu oyuna gelinmemesi gerektiğini ifade ettiler...

    Barış Yarkadaş da Eren Erdem de demokrasi ve hukuk mücadelesinde önemli isimlerdir. Bedel ödemiş, ödemekten korkmayan isimlerdir...

    Milletvekili yapılmayarak da bedel ödemişlerdir...

    Hapis yatarak da...

    Ama vazgeçmemişlerdir, mücadeleden...

    Çünkü onlar için de bizim için de mücadele; memleket mücadelesidir. İş, aş, ihale, makam mücadelesi değildir...

    Evet, halkın umudu da inancı da kararlığı da ortadadır. Bu orta çağ karanlığına son verilecek. Ancak bu karanlığa son verecek isimler memleket mücadelesinde bedel ödemiş, bedel ödemekten çekinmeyen neferlerle olacaktır...

     


Yorum Yap