Engeller kalkmadıkça…

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    3 Aralık 2019 /   365 Okunma

    Engeller kalkmadıkça…

    Doğuştan veya yaşamın içinde gelişen engellerde mesele yok. Hepimizin başına gelebilecek ve baş edilebilecek meseleler esasen. Tabii yetkililer, yetkileriyle, sorumlu oldukları görevleri yerine getirirse…

     

    Memlekette yasa var, uygulanmıyor. Denetim olmayınca herkes kamu dahil serbest davranıyor. Olan da engellilere ve yakınlarına oluyor…

     

    Kimse toz kondurmuyor, memlekette…

     

    Kaldırımlar, yollar, parklar, sahiller, kamu binaları ve kamusal alanlar dört dörtlük ama sorun engellilerde. Sanki ulaşılabilirlik var da engelliler hapis hayatı yaşamak istiyor…

     

    İster bedensel, ister görme, ister işitme engelli olsun. Hepsinin de sorunu var. Uyarıyorlar, seslerini duyurmak istiyorlar ama çıt yok…

     

    Çünkü onların çözüm için uyardıkları makamlarda demek ki engeller var. Kalpleri kapalı, beyinleri kapalı, gözleri, kulakları kapalı yetkililerin…

     

    Ama bugün o yetkililer dört koldan engellilerle poz verecekler. Fotoğraflar, çelenk sunmalar, mesajlar, kahvaltılar, yemekler vs…

     

    Ülkemizde ne çok önem verildiğini anlatacaklar, engellilere. Sanki başka bir coğrafya tasvir ediliyor gibi dinleyeceğiz. Biliyorken 3 Aralık özelinde yapılan açıklamalar olduğunu yine de inanmak isteyeceğiz…

     

    Ama maalesef…

     

    Yollar, kaldırımlar bir türlü tekerlekli sandalyelerle rahatça ilerleyebilecek duruma gelmedi. Parklar, bahçeler, sahiller zaten engellerle dolu. Engellilerin kullanımına uygun işaretlemeler, sesli uyarılar ya da rampalar mevcut değil. Ya da yeterli değil…

     

    Kent yönetimine yer aldığım dönemlerde kadın, engelli, çocuk, yaşlılara yani toplumun en çok sorun yaşayan kesimlerine karşı pozitif ayrımcılıkla yaklaştım. Daha çok çözüm bulmak istedim. Başaramadım…

     

    Çünkü kadın sığınma evi yetkililer için gereksiz bir yatırım…

     

    Huzur evi, kapat gitsin…

     

    Çocuk, engelli ve kadınlar önemli gün ve haftalarda vitrine konulan ‘süs’…

     

    Acı ama önemli adımlarla aslında zihinlerdeki ve kalplerdeki engellerin kalkması gerektiğini çok kez deneyimlemiş biri olarak üzgünüm…

     

    O yüzden laf değil, icraat diyorum…

     

    Bırakın sözleri eyleme geçin…

     

    Görme, işitme engelli, otizmli, bedensel engelli vatandaşlarımızın yerine koyun kendinizi…

     

    Empati yapın ve gerekeni yapın…

     

    Engelsiz günler…

     


Yorum Yap