Geçmiş olsun Karadeniz…

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    14 Ağustos 2021 /   565 Okunma

    Geçmiş olsun Karadeniz…

    Tevekkül, “Bizlere düşen takdire rıza göstermektir” demek değildir. Bu Emevilerdeki anlayıştır. İslamiyet’te akılla, bilimle mücadele, çalışma vardır. Ama maalesef dere yatağına ev, hastane yapanlar, orman yangınlarıyla mücadelede için uçak almayanlar şimdilerde kendilerini kurtarmak için maalesef bildiğimiz basit gerçekleri bile çarptırıyor…


    Evet, dünya yangın, sel ve depremle boğuşuyor. Ama tedbirini alıp, aklın ve bilimin ışığında mücadele verip, yaraları sarılıyorlar…


    Bizde ise durum vahim ötesi…


    Din çarptırılıyor, iktidardaki siyasetçiler ve bürokratlar aklanıyor, hatta muhalefet suçlanıp konu siyaset üstü denilirken kara propagandalar yapılıyor…


    Yapılacaklar ise yapılmıyor…


    Yaralar da ‘Biz bize yeteriz’ kampanyaları ile yine halkımızca sarılıyor. İmece usulü…


    Oysa ki hibe destekler verilmeli…


    Ama gelin görün ki daha yangında aldığı hasarın üzerine, afet bölgesi ilan edilen Antalyamızda ev sahibi edilecek ya güya borçlandırılıyor, şimdiden…


    Ödeyecek gücü yok, işi yok, ahırı, tarlası yok ama hibe de yok…


    Sevgili devlet büyükleri, koordinasyonla en az hasarla bu afetleri atlatmak mümkünken olamıyor maalesef. Habercilik görevimiz gereği bunları yazmak ve sorgulamak zorundayız. Kırılsanız da darılsanız da gerçekler bu. Acıtıyor hepimizi…


    İçim Akdeniz gibi yanıyor, Karadeniz gibi çağlıyor…


    Kaybedilen canlar, sahilden toplanan yurttaşlarımızın cenazeleri, kayıp yurttaşlar için bekleyiş…


    Daha az hasar mümkündü…


    Yıllardır söylüyor uzmanlar, dere yataklarına, taşkın alanlarına konut yapmayın, ev ve işyeri yapmayın…


    Güzelim coğrafyamızı esir alan afetlerin biran evvel son bulmasını diliyoruz ama gelin bırakın şu siyaseti de gerçekten soruna odaklanın. Bari geleceğimizi kurtaralım…


    Tedbirlerinizi alın…


    Devlet olarak, yerel yönetimler olarak afet planlamalarını yapın, revize edin…


    Kaynaklarımızı makam filoları değil, lüks ve şatafata değil canları kurtarmaya odaklı iş ve eylemlere ayıralım…


    Kaybedilen her can, sadece bir rakam değil…


    Çok kaybettik, artık son bulsun…


    Bilim insanlarını dinleyin…


    Akademisyenleri dinleyin…


    Muhalefeti dinleyin…


    Yurttaşları dinleyin…


    Lütfen…


    Geçmiş olsun Sinop, Kastamonu…


    Kaybedilen canlara rahmet…


Yorum Yap