Haydi vekil olalım…

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    15 Haziran 2022 /   550 Okunma

    Haydi vekil olalım…


    Türkiye Cumhuriyeti’nde parlamenter demokrasinin bir zamanlar şekil bulduğu Meclis’te yer almak artık tek adam sistemiyle ya da partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle önemini kaybetse de cazibesini asla kaybetmiyor. Bugün kentlerin kamuoyu önderleri sayılan isimler de siyasiler de genellikle o ceylan derisi koltuklarda oturmak hayaliyle mücadele ediyor…

    Bugün ben oraya girmek isteyenleri ya da oradakileri yazmayacağım. Ama ülkenin acı tablosunu trajikomikliği aktaracağım…

    Bir milletvekili maaşı 30 bin Lira. Bence görevini layıkıyla yapan bir milletvekiline az bile. Yol parası, iletişim parası, yeme-içme, misafir ağırlama vs yetmez…

    Ama ülke genelinde pek çok mekteplinin, üst düzey yöneticinin alamadığı bir maaş olunca elbette sırıtıyor…

    Düşünün ülkenin geneli ki içinde mühendisi, mimarı da var, asgari ücretli ya da biraz üzerinde…

    Yurttaşın yol ve yemek desteğini de almadığını düşünelim…

    Ya da belediyelerdeki gibi ya da kamudaki gibi kölelik düzeyinde komik ücretler aldığını hesap edelim..

    O ücretlerle beslenmeleri mümkün değil…

    Nitekim beslenemiyorlar da…

    Ama 30.000 Lira maaşlı milletvekilleri, Meclis Lokantası’nda 2 Lira’ya çorba içiyor…

    4250 Lira alan asgari ücretli, esnaf lokantasında 30 Lira’ya çorba içiyor…

    850 Lira kredi alan bir üniversite öğrencisi, KYK yurdunda 5 Lira’ya çorba içiyor…

    El insaf…

    Ekonomik durumu yeterli olsa öğrenci ne kredi alır ne yurtta kalır. Ama bir öğrenci kredi alıyor ve yurtta kalıyorsa genellikle dar gelirlidir, ailesi…

    Nasıl o krediyle karnını doyursun…

    Asgari ücretli için de…

    Ya öğlen yemeği yemeyecek, yol parası vermeyecek. Sadece kira ve faturalarını ödeyecek ya da vekil olacak çaresi yok…

    Milyonları Meclis’e sokamayız ama bir şeyi değiştirirsek herşey değişir…

    Sistemi değiştirmeliyiz…

    Sosyal adaleti sağlamalıyız…

    Gereksiz işleri bıraksın yerel ve genel yöneticiler…

    Öğrenciler aç, emekçi aç…             

    Şatafatı bırakın, savurganlıktan vazgeçin…

    Devletin malı deniz olsa da yemeyin, yedirmeyin…

    O zaman ortada ne enflasyon kalır ne bu artan açlık, yoksulluk…

    Şimdi buradan belediyelere, bize en yakım yönetime öneri; sabah, akşam öğrencilere çorba, sandviç vs ikram edin…

    Şimdi tam zamanı…

     

     


Yorum Yap