Kuraklık kapıyı çalınca…

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    4 Aralık 2020 /   1130 Okunma

    Kuraklık kapıyı çalınca…


    Yıllardır aslında su zengini olmadığımızı söyledik. Uzmanlığımızın su yönetimi olmasına gerek, gören, araştıran ve yaşayan herkesin fark edebileceği bir gerçeklik ki uzmanlar bas bas bağırıyor…


    Duyan yok tabi. Çünkü yatırım gerek, duyarlılık gerek, tasarruf gerek, katilama dur demek gerek. Ama daha yapılacak çok HES var. Fabrikaların çevre duyarlılığı tedbiri alması maliyetliyken, atığını salıvermesi derelere kolay…


    “Kirleten öder” lafta kaldıkça, yağmanın, talanın sonu gelmiyor…


    Daha pandemi ile cebelleşirken biliyorum ağır ama gıda ve su krizine hazırlıklı olun. Artık ne kadar hazırlıklı olunabilirse…


    Yetkililer yine yalan diyecek, abartı diyecek ama Meteoroloji Genel Müdürlüğü haritasını okuyun ve kuraklık değerlendirmenizi kendinizi yapın…


    Yaşadığınız kentlerin geçmişteki yağışlarıyla bugününü değerlendirin…


    Antalya’da ben ortaokula giderken Kepez Akdeniz Sanayi Sitesi’nden gelen yağmursularına kapıldığımı çok iyi bilirim. Günlerce aralıksız süren yağmurlar, sele dönerdi…


    Şimdi suya hasret kaldık. Geçtiğimiz yılların yağışlarını yakalayamıyor ve yüzde 50 altında yağış alıyoruz…


    Konyaaltı İlçesi’nde daha 16-17 yıl önce belediye araçlarını devirecek şekilde sele neden olan yağışlar, artık yok…


    Sel olmasın ama kuraklık da olmasın…


    Sele karşı yağmur suyu drenajlarıyla tedbir alınır. Ama ya kuraklık…


    Doğal tahribatın dönüşü zor. Küresel iklim krizini hepimiz yarattık. Şimdi hepimize, tüm dünyaya görev düşüyor…


    Herkes kendi tahribatlarını sorgulayıp hatalarından dönecek…


    Tarlamızı ucuz diye içmesuyu ile sulamayacağız. Damla sulama yaygınlaştırılacak. Su tasarrufunu evimizden, idaremizden başlatacağız…


    Misal ASAT, SCADA gibi eski bir sistemi artık bırakacak. Kayıp kaçakla mücadelede yeni teknolojiler hayata geçirilecek…


    Evet, Meteoroloji Bölge Müdürü’nün ağzından açıklamaları da verelim ki olayı daha iyi anlayalım…


    “Geçtiğimiz iki ayda Türkiye’nin yağış normali 123 kilogramken şuana kadar aldığı yağış 59.9 kilogram. Yani bu da Türkiye’nin mevsim normallerinin % 51 altında yağış aldığını gösterir”…


    Bölge Müdürümüz Dr. Mehmet Latif Gültekin’in Akdeniz ve Antalya için değerlendirmesi dikkat çekici…


    Durum dramatik…

     

    “Geçtiğimiz yıl bu rakamlar % 72.1 civarlarındaydı. Bu da geçen senenin yağış ortalamasının altında olduğumuzu gösteriyor. Bölgemiz olan Akdeniz ise mevsim normali 147 kilogram olmasına karşın şuana kadar 66 kilogram yağış almış durumda. Yani mevsim normallerinin % 55 altında kalmış durumdayız. Geçen yıla göre değerlendirirsek yağışlar % 22 azalmış durumda. Ölçeği biraz daha daraltıp Antalya İlimize geldiğimiz zaman Antalya’nın mevsim normallerinde aldığı yağış miktarı 186.6 kilogram ama şuana kadar 75.7 yağış ile bu da mevsim normallerinin % 59.4 altında kaldığımızı gösterir. Bölgeye göre Antalya’yı kıyasladığımız zaman Antalya’nın durumu biraz daha dramatik kalıyor. Sahil kesimlerinin bu sene daha az yağış aldığını söylenebilir”…


    Kuraklık geliyorum derken gereği yapılmazsa kimse yarın dert yanmasın…


Yorum Yap