Susma, sıra sende!

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    7 Mayıs 2020 /   1751 Okunma

    Susma, sıra sende!

    Alanlarda attığımız slogandan ibaret değil, ‘susma’. Haksızlık karşısında susmamak gerektiğini belirten onlarca söz vardır, Mevlana’dan Hz. Ali’ye hatırlayacağınız. Ama bilmek yetmez. Önemli olan bunun yaşam felsefesine dönüşmesi…


    Meşhur sarı öküz hikayesindeki gibi susarsak başımıza gelecek belli. ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ döneminin sancılarıdır, bugün yaşananlar…


    O nedenle susmayacağız, yılmayacağız, korkmayacağız. Haksızlık hangi makamdan gelirse gelsin demokrasi ve insan haklarının sınırlarında gereken cevabı vereceğiz… 


    Basın da halk da barolar da meslek odaları da iş insanları da esnaf da hepimiz yanlışa yanlış demezsek, susarsak mağduriyet yaşama sırası er ya de geç bize gelir. Kaldı ki şuan hepimizde esasen…


    Herşeyin başının sağlık olduğunun ama sadece sağlığın da yetmediğinin, refahın ne derece önemli olduğunun anlaşıldığı bir dönemden geçerken hala bitmeyen rant hırsıyla yapılan düzenlemeleri izlerken başımız dönüyor… 


    Basın ve meslek odaları ile baronun takibinde, siyasetin ve sivil toplumunda desteğiyle dört bir yana yetişmeye çalışıyoruz. Bir tarafta Serik, bir tarafta Olimpos, bir tarafta İbradı, bir tarafta Kaş…


    Ve Salda gibi komşu doğal güzelliklerimiz… 


    Daha çok kazanma hırsıyla yaratılan tahribatın geri dönüşü deprem, doğal afetler ve pandemi sanırım ders olmuyor… 


    Daha ne büyük bir felaket olmalı ki değerini anlamalı ve yanlış, kontrolsüz müdahaleden vazgeçmeliyiz… 


    Daha çok otel, daha çok villa, ormana, sahile, sit alanına beton dikerek yaratılan Türkiye, dünya ortadayken bu yağma ve talana karşı mücadele edenler bugün hedefte… 


    Çünkü onlar ranta ve hukuksuzluğa  engel oluyorlar…


    Ve çok oluyorlar… 


    Ona dava, buna dava. Yetmez açıklama, eylem. Olmaz ki…


    O yüzden bir bahaneyle yetkilerin budanması ve muhalif yapılar karşısında seçimle gelinemeyen baro ve odaların seçim sistemini değiştirerek buraları da etkisizleştirmek adımı atılıyor…


    Ama susmak yok…


    Yılmak yok… 


    Mesele hukuk, kamu yararı, doğal ve kültürel mirasımız, insan hakları ise her türlü anti demokratik anlayış ve rant kaygısıyla yapılan müdahalenin de karşısındayız… 


    Sizinleyiz TMMOB…


    Sizinleyiz 94 yaşına giren, Antalya Borumuz… 


    Sizinleyiz, bugün tasarıdan çıkarılan ama yarın sıranın size geleceği açıktan duyurulan Tabip Odamız… 


    Yalnız değilsiniz… 


    Dilerim bu yanlıştan dönülür. Demokrasimiz daha fazla yara almaz… 



Yorum Yap