Bilim Dünyasına Yön Veren Türk Kadınları (1)

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    22 Kasım 2021 /   1420 Okunma

    Bilim Dünyasına Yön Veren Türk Kadınları (1)

    Son yıllarda kadınlarımız, ne yazık ki sıklıkla erkek şiddetine uğramaları üzerinden yapılan haberler ile gündeme geliyor. Oysa ki, dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan kadınlarımız dünyanın gündeminde, çeşitli alanlardaki başarılarıyla yer alıyor, devlet başkanlarının bile dikkatini çekerek özel ödüllere layık görülüyorlar.


    Geçen yüzyıldan bugüne, erkeklerin aktif olarak görev aldığı neredeyse her alanda kendine bir yer edinen bu kadınlarımızın başarıları, yukarıda yazdığım gibi, nedense ülkemizdeki haberlerde karşımıza pek çıkmıyor.


    Magazin haberlerinde boy boy kadınlarımızdan bahsediliyor da, spordan sanata, bilimden sağlığa, cinsiyet eşitliğinin henüz sağlanamadığı ülkemizde, kadınların erkeklerin de yer aldığı ve ön plana çıktığı alanlarda ne yazık ki adları, çok başarılı olsalar da sıklıkla geçmiyor.


    Dünyanın önde gelen üniversitelerinde eğitim almış, en önde gelen kurumlarında çalışan ve araştırmaları ile dünya gündeminde yer almış birçok Türk bilim kadınları çeşitli başarılara imza atıyorlar, ödüllere layık görülüyorlar. Ancak Türk ulusal medyası dediğimiz ana akım TV kanalları ile basılı medyada, bilim dünyasındaki başarılar kendine çok yer bulamadığı için, bunların büyük bir bölümünden haberiniz bile olmayabiliyor.


    Yapılan uluslararası araştırmalar gösteriyor ki, Türk kadın araştırmacı oranı, bugün için dünya ortalamasının üzerinde. UNESCO İstatistik Enstitüsü’nün 2020’de yayınladığı bir rapor, dünya genelinde kadın araştırmacı oranının yüzde 29,3 olduğunu ortaya koymakta. Türkiye’de ise bu oran, ortalamanın üzerinde, yüzde 37 düzeyinde. Aynı rapor, Türkiye’de kadınların, çeşitli bilim dallarında, üniversite düzeyinde eğitim gören öğrencilerin yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Ortalamaya bakıldığında her ne kadar bilim dallarında erkek öğrenci sayısı kadınları geçse de, sağlık alanında yüzde 63,4 ile kadınların çoğunluğu oluşturduğu görülüyor. Ve en acısı da ülke içinde çalışan bilim kadını sayısı, yurt dışına olanların yarısı kadar.


    Bu yazı dizimizde dünyanın değişik yörelerinde, değişik bilim dallarında başarılarıyla ülkemizin adını tanıtan bilim kadınlarımızdan bazılarını tanımaya çalışacağız.


    Yazı dizimize başarısıyla Pandeminin önünün alınması için dünya çapında bir buluşa imza atan ekibin başında yer alan, yakın zamanda insanlığın kabusu olan kanseri de yok edecek bir başka buluşu ile yeniden gururumuz olacak bilim kadınımızla başlayalım dedim. Huzurlarınızda Dr. Özlem Türeci…

     

    COVID-19 AŞISINI BULDU, ŞİMDİ SIRA KANSERDE…

    Yaklaşık iki yıldır insanlığın başına bela olan pandemi döneminde insan hayatının ve sağlığının ne denli önemli olduğunu anladık. Tüm Tıp Bilim İnsanları salgının bir aşı aracılığı ile önlenebileceği fikrinde kısa sürede birleşti. Dünya’nın küçük büyük pek çok ülkesinde, küçük büyük pek çok laboratuar aşı araştırmaları yaptı ve bunlardan bir kısmı kabul görerek, kullanılmaya başlandı. Bunlar arasında, etkisi en yüksek düzeyde olan bir aşıyı, mRNA teknolojisi ile yani canlı virüs kullanarak bulan kişiler Türk hekimleri oldu. Hepimizin ismini duyduğu BioNTech aşısının mucitlerinden Dr. Özlem Türeci bu isimlerden biri. Hem de en önemlisi…

    Doğumundan önce ailesinin Almanya’ya göç etmesiyle bu ülkede doğan, öğrenim gören ve çalışmaya başlayan Türeci, COVID-19 virüsüne yönelik çalışmalarının yanısıra, kanser tedavileri üzerinde de dünyanın sayılı araştırmalarını yönetiyor. Eşi Prof. Uğur Şahin ile 2008 yılında BioNTech şirketini kuran Türeci, on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev yaptıktan sonra, 2018’de BioNTech Tıp Şefliği görevini üstlendi. BioNTech’in diğer kurucuları arasında yer alan kardeşler, Thomas ve Andreas Struengmann, aynı zamanda Türeci’nin, kanserle mücadele etme projelerini laboratuarlarında çalıştığı Ganymed şirketinin de ortakları arasındadır. Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanı da olan Türeci’nin, Ganymed’de üzerinde çalıştığı söz konusu uygulama, kanserli hücreleri vücuda giren bir virüs gibi algılayarak, bu hücrelerin yok edilmesini amaçlıyor. Fakat kendisini COVID-19 aşısından tanıdığımız Türeci, eşi Uğur Şahin ile birlikte, BioNTech şirketinde mRNA teknolojisi kullanarak, aşı alanında devrim yarattı. COVID-19 salgını Mart 2020’de henüz yeni ortaya çıkmışken, bu virüsün küresel bir salgına yol açacağını öngören çift, 25 yıldır üzerinde çalıştıkları söz konusu aşı çalışmalarının hızlandırılmasına izin vermeleri için, BioNTech yönetim kurulunu olağanüstü bir toplantıya çağırdılar ve diğer yönetim kurulu üyesi bilim insanlarını ikna etmek için yoğun çaba sarf ettiler. COVID-19’a karşı etkisi en yüksek aşılar arasında yer alan BioNTech aşısı ile, Almanya’da Federal Cumhuriyet Liyakat Nişanı’na layık görülen çifte nişanları, Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in katıldıkları bir törende takıldı. COVID-19 aşılama çalışmaları dünyada hızla devam ederken, Türeci bir yandan da kendi çalışmalarını sürdürüyor. mRNA teknolojisi üzerindeki çalışmalarıyla New York Post’ta  yer alan söyleşisinde Türeci, şimdi sıranın kanser tedavisinde olduğunu söyleyerek, Bu teknolojinin kanserli hücreler ve tümörlere karşı da kullanılabilmesi için çalıştığını belirtirken, bu konuda ayrıca “mRNA teknolojisine dayanan farklı kanser aşılarımız var. Bu tip tedavi yöntemi ve geliştirme süreçlerinde tahmin yapmak zor, ancak birkaç yıl içinde, kansere karşı savaşacak aşımızı da insanlara sunmaya hazır olacağımızı tahmin ediyorum” şeklinde görüş belirtmekte.


    Şimdi saygıyla ayağa kalkıyor ve bu değerli Bilim Kadınımıza ve saygıdeğer eşine “Yüreğinize sağlık, iyi ki varsınız” diyoruz…


Yorum Yap