Bilim Dünyasına Yön Veren Türk Kadınları (2)…

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    23 Kasım 2021 /   827 Okunma

    Bilim Dünyasına Yön Veren Türk Kadınları (2)…

    Bugün size üç Türk Bilim Kadınından daha bahsedeceğim. Her biri kendi alanında mucizevi icatlara imza atan bu kadınlarımız önünde de önümü ilikleyip, saygıyla ayağa kalkıyor ve “İyi ki varsınız hanımlar, yüreğinize sağlık” diyorum.

     

    Bugün ilk Bilim kadınımız Antalya’dan. Akdeniz Üniversitesi’nin gururu bir Bilim Kadını: Dr.Berna Sözen…

     

    Sperm ve yumurta olmadan oluşan yapay embriyolar


    Kök hücre teknolojisiyle rahim olmadan erken embriyo gelişimi modellemesi üzerine çalışmalar yürüten Dr. Berna Sözen, Akdeniz Üniversitesi biyoloji dalında başladığı eğitim hayatını ABD ve İngiltere’de sürdürdü.

     

    Southampton Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü ve son olarak Yale Üniversitesi’nde eğitim alan ve bu kurumlarda embriyo gelişimi üzerine çeşitli çalışmalarda yer alan Sözen’in ismini, embriyon gelişiminde neden sıklıkla hata yaşandığın ve kadınların neden düşük yaptığını anlamaya yol açacak çalışması duyurdu. Cambridge Üniversitesi’nde başladığı araştırmalarında sperm ve yumurta olmadan erken gelişim dönemini taklit edebilen yapay embriyolar oluşturan Sözen’in çalışmaları dünyanın en prestijli bilim dergileri arasında yer alan Science ve Nature Cell Biology’de yayınlandı. Sözen’in bu buluşu ayrıca 2017 yılında MIT’nin bilimde çığır açan 10 gelişmesi arasında yer aldı. Bu çalışmayla yaklaşık iki hafta boyunca embriyoların laboratuvar ortamında gelişimi izlenebiliyor. Independent Türkçe’ye konuşan Sözen, geçmişte yapılan diğer araştırmaların, insanlarda döllenmenin hemen sonrasında oluşan bir embriyonun hayatı başlatacak kök hücreler topluluğu olduğunu gösterdiğini belirtiyor ve ekliyor: “Daha da önemlisi bu kök hücreler eşsiz bir şekilde kendiliğinden organize olarak gelişen embriyoyu adeta inşa ediyorlar.” Sözen, çalışmalarına öğretim üyesi olarak katıldığı ve kendi bağımsız araştırma grubunu kurduğu Yale Genetik Departmanı’nda sürdürüyor.

     

     

    Şimdi de sırada bir Fizikçi var. Huzurlarınızda Canan Dağdeviren

     

    10 saniyede cilt kanserini teşhis eden sensör


    Yeni nesil Türk bilim insanları arasında yer alan fizik mühendisi ve mucit Canan Dağdeviren de fizik alanında yaptığı çalışmalar ve icat ettiği buluşlarla bilim dünyasına ismini yazdıran kadınlar arasında yer alıyor.

     

    Üniversite ve yüksek lisans eğitimini sırasıyla Hacettepe Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi’nde Fizik Mühendisliği ve Malzeme Bilimi ve Mühendisliği alanlarında tamamlayan Dağdeviren, 2009’da kazandığı Fullbright bursuyla Chicago’daki Illinois Üniversitesi’nde (UIC) doktora eğitimi aldı. Doktora çalışmaları sırasında esnek ve katlanabilir, deri üzerine yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine yoğunlaşan Dağdeviren, medikal teknoloji alanında pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi ve cilt kanserini teşhis etmeye yarayan bir cihaz geliştirdi. Forbes’un 30 Yaş Altı Bilim İnsanları listesinde de yer alan Dağdeviren, aynı zamanda Harvard Üniversitesi Fellows Cemiyeti’nde Junior Fellow olan ilk Türk bilim insanı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesindeki bir araştırma laboratuvarı olan MIT Media Lab’de öğretim üyesi olarak kendi araştırma grubunu yöneten Dağdeviren, Malzeme Bilimi, Mühendislik ve Biyomedikal Mühendisliğinin kesiştiği alanlarda çalışıyor. Dağdeviren ayrıca, 2019’den bu yana Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nin de bir üyesi.

     

    Ve şimdide sırada bir Genetik Uzmanı Biyomühendis: Dr.Naşide Gözde Durmuş…

     

    Geçirdiği Hastalıktan Doğan Bilim İnsanlığı


    Çocukken enfeksiyonel bir hastalık geçiren ve yaklaşık üç yıl boyunca tedavi gören Dr. Naşide Gözde Durmuş, bu hastalığından sonra genetik ve biyomühendislik alanlarında yaptığı çalışmalarla sağlık problemleri üzerinde yenilikçi buluşlara imza attı.

    Tedavisi boyunca vücuttaki bakterilerin yok edilmesi için farklı antibiyotikler kullanan ve doktorların tabir caizse deneme yanılma yoluyla iyileşmeye çalışan Durmuş’a bu süreç ilham olmuş. Anadolu Ajansı’na verdiği röportaja göre üniversitedeki eğitimi sırasında bakteri direncinden etkilendiğini, bu yüzden farklı antibiyotikler kullandığını ve tedavisinin uzun sürdüğünü fark eden Durmuş, bu tecrübeyle bakterilerle mücadelede hangi antibiyotiğin işe yarayacağının hızla belirlenmesi ve hastaların vücutlarındaki bakteriye göre hangi ilaç tedavisinin uygulanması gerektiği konusunda çalışmaya başladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlayan Durmuş, daha sonra Fullbright bursuyla Stanford Üniversitesi’nde yükseköğrenimini tamamlayarak araştırmacı olarak göreve başladı. Burada, 2015 yılında dünyanın önde gelen bilim dergilerinden MIT Technology Review dergisinin her sene seçtiği 35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi’nde “tıp ve biyolojide çığır açan” 35 bilim insanından biri seçildi. İnsan Genom Projesi’nin liderlerinden Prof. Ronald W. Davis ile araştırmalarını Standford Üniversitesi Genom Teknoloji Merkezi’nde sürdüren Durmuş, 2018 yılında hastaya özel antibiyotik kullanımını sağlayacak ilaç tarama testi projesinin laboratuvar testlerinde başarılı sonuçlar elde etti ve geliştirilecek cihazın hastaların kullanımına sunulabilmesi için çalışmalarına devam ediyor.

     


Yorum Yap