Bu Ders Bize de Yeter mi?

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    26 Şubat 2020 /   5482 Okunma

    Bu Ders Bize de Yeter mi?

    Yeni haftaya ülkemizde ne padişahlık, ne de Cumhuriyet döneminde asla görmediğimiz, görmeyeceğimiz bir olayı anlatarak başlamak istedim. Bazı kaynaklar bu olayı yaşanmış bir olay, kimileri de ders alınması için yazılmış bir öykü olarak tanımlar. Her ne ise, okuyalım ve ülkemizde böyle olaylar olmadığı için mutlu olalım.

     

    ‘ Bir zamanlar Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşer ki, dayanamayıp bir armut çalar. Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkarırlar. Hırsız imparatoru görünce, tir tir titreyerek ona şöyle der;

    "Değerli efendim, çok açtım,dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak."

     

    İmparator dudak büker;

    "Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?"

     

    Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve;

    "Bu çekirdeği ekerseniz, bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz."

     

    İmparator kahkaha atarak;

    "Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni" der.

     

    Yoksul adam;

    "Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım. Bu tohumu ancak, ömründe hiç

    çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler, tarif edilemez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz."

     

    İmparator irkilir, suratı asılır, bir süre düşünür, sonra hırçın bir sesle;

    "Ben imparator'um bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver, eksin de altın meyveleri görelim." der.

     

    Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca, başbakan telaşe içerisinde imparatora dönüp itiraz eder.

    "Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinedar başı eksin."

     

    Hazinedar başı da hemen bir bahane bulur ve bu görevi başkasına devreder.

     

    Bir bir, orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçınırlar.

     

    Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşünür. Başı önünde başbakana, hazinedara ve bütün görevlilere dik dik bakar, ve;

     

    "Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim" der ve belindeki keseden bir altın çıkarıp yoksul adamın tutması için ona doğru atar.

     

    Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledikten sonra da gülerek;

    "Bas git buradan be adam, bugünlük bu ders hepimize yeter.." der.’

     

    Biz de bu darb-ı meselden bir ders çıkartır mıyız dersiniz?

     

    Teşekkürler Antalyaspor

     

    Hafta sonu mesaisinde Alanyasporumuz ne yazık ki maçı kaybetti ve şampiyonluk potasında bir yara alarak yoluna devam etti. Antalyasporumuz ise deplasmanda oynadığı maçı kazanarak beni ve kendisine inanan tüm Antalyalıları mutlu etti. Teşekkürler Antalyaspor, gelecek maçlarda yolun açık olsun.


Yorum Yap