Din ve İnanç Bilimin Vicdanıdır…

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    8 Nisan 2020 /   1277 Okunma

    Din ve İnanç Bilimin Vicdanıdır…

    Evlere hapsolduğumuz şu günlerde, günümüzün çoğu bilgisayar başında, dostlarla durum değerlendirmesi yaparak geçiyor. Geçtiğimiz hafta sonu Ortaokul ve Liseyi birlikte okuduğum sevgili arkadaşım, canım kardeşim Derya Dağaşan Özaydın’la gündemi paylaşırken, onun sosyal medyada kaleme aldığı ve yüreğime dokunan bir yazısı üzerine görüş paylaştık. Aşağıdaki yazının anafikri ile büyük bölümü onun cümlelerinden oluşuyor. Can kardeşim Derya’ya teşekkürlerimi bir kez de buradan ileterek, ortak yazımızı görüşlerinize sunuyorum.

     

    Türkiye'nin her biri birbirinden değerli 120 mühendisi ki bunların 60 tanesi ARÇELİK, 60 tanesi ASELSAN’da görev yapıyor, yerli teknoloji ile bir SOLUNUM CİHAZI’nın yani yoğun bakımlarda kullanılan orijinal adı VENTİLATÖR olan cihazın prototipini yapıp, üretmeye başladılar.

     

    TOFAŞ, bilirsiniz otomotiv sektöründe yer alır. Bu kuruluşumuzdaki mühendisler de bir NUMUNE ALMA KABİNİ geliştirdiler ve üretim aşamasına geçildi.

     

    Bursa’da ve diğer illerimizde Türk Yazılım Mühendisleri eş zamanlı 3D YÜZ MASKESİ ürettiler ve geliştirdiler. Sağlık Bakanlığından istek gelirse seri üretime geçilebileceği açıklandı.

     

    Görüldüğü gibi Bilime inanan, Bilimsel Çalışmalara yüreğini koymakta olan nice Teknik Elemanımız ve Teknik Kapasitemiz var bu ülkede. Ve ihtiyaç oluştuğu anda, hemen faaliyete geçen tam kapasiteli beyinlere ve sanayi kuruluşlarına sahibiz. Ama biz ne yapıyoruz?

     

    Hâlâ teolojiyi yani inanç bilimini, rasyonel bilimin önünde tutarak, virüsle savaşmaya çalışıyoruz. Yönetenler de öyle, onlara inanan halk kesimi de. Tevekkül, bilimsel önlemlerin önünde geliyor ülkemizde… 

     

    Ancak ülkemde her işi Allah’a havale edenler, iş “Can Derdine Düşmek “ safhasına gelince, bilimin üreticiliğine, teknolojinin gücüne sığınmak zorunda kalıp, bilimin nimetlerinden yararlanıyor, ardından da, kendi canını hiçe sayarak insanların canını kurtarmak için gece gündüz demeden uğraşan her bilim dalından teknokratları alkış yağmuruna tutuyorlar. Yani riyakarlık yapıyorlar.

     

    O zaman “Demek ki Neymiş!!!” diye bir parantez açıp, şu gerçekleri sıralamaktan kendimizi alamıyoruz:

     

    * BİLİM, BİLİM, BİLİM… Eyvallah, Allah’a inancımızı sorgulamayalım, ama Bilimin gücünü de inkar etmeyelim… Çünkü tüm dinler, rasyonel bilime inanmayı, onu kullanmayı emreder.

    * Bir insanın bilim adamı olması, onun inançlı olmayacağı anlamına mı gelir? Elbette hayır… Hepsinin yeri ayrıdır ve öyle olmalıdır.

    * Okullarda, çok saat Din dersi değil, yeterli saat Din dersi ve olabildiğince çok saat Fen Dersi…

    * Bir köyde 3 cami değil, bir cami, bir okul…

    * Ezbere dayalı öğretim değil, AR-GE(Araştırma-Geliştirme) Laboratuvarları…

    * Şehir dışına hasta sayısı teminatlı, devasa hastaneler değil, şehir içinde vatandaşa yakın Lokal Hastaneler…

    * Gereğinden fazla sayıda İmam değil, gerekli sayıda İmam, gerekli sayıda, tam donanımlı, kaliteli Öğretmen ve Bilim İnsanı…

    * 7 bakanlığın üstünde bütçesi olan Diyanet değil, 17 kat bütçeli Milli Eğitim Bakanlığı…

    * Amacı ticaret olmaktan öteye gitmeyen yüzlerce gereksiz, bilimsel yeterliği olmayan üniversite değil, dünya standartlarında eğitim veren, Akademik Yeterliği Kanıtlanmış Üniversite…

    * Gerekli olandan fazla sayıda cami değil, ülkeyi ayağa kaldıracak, gerçekten yerli üretime dayalı çok sayıda fabrika, atölye…

    * Ülkeyi dış dünyaya muhtaç bırakmayacak tarım politikaları ve uygulamaları…

    * Siyasi çıkarlarını değil, ülke çıkarlarını düşünen, dürüst, liyakatli, çalışkan Siyasi Kadrolar…

     

    Peki DİN bunların neresinde derseniz ;

     

    " HER YERİNDE… ÇÜNKÜ DİN VE İNANÇ, BİLİMİN VİCDANIDIR… "


Yorum Yap