Empati Kurmayı Öğrenmek

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    14 Temmuz 2022 /   695 Okunma

    Empati Kurmayı Öğrenmek

    Eczacılık okumuş, ama bu kutsal mesleği hemen hiç yapmamış bir kişiyim.

     


    Hep hayalini kurduğum Arkeoloji ve Sanat Tarihi bilimini kendime meslek olarak seçtim ve bu yolda yürüdüm.

     


    Ancak kendimi her zaman bir sağlık mensubu olarak görmekten de geri durmadım.

     


    Bu bilim dalında, yani Tıp branşlarında uğraş veren insanların çabaları karşısında yüreğim hep kıpır kıpır, onların nasıl zorlu yollardan geçerek Hekim, Eczacı, Diş Hekimi, Sağlık Memuru, Hemşire, Sağlık Teknisyeni, Paramedik olduklarını kendim olmuş gibi hissetmeye çalışırım.

     


    Yani kısaca, Empati Kurarım…

     


    Sağlık sektörünün hangi kademesinde olursa olsun, insanlık adına olmazsa olmaz bireyler olan, yukarıda saydığım branşlarda çalışanların ve hatta Hasta Bakıcı, Cankurtaran Şoförü gibi yan branşlarda çaba gösterenlerin elleri öpülesi insanlar olduklarını, kendilerine bu bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini düşünürüm hep.

     


    Bu insanlar uzun, çok uzun yıllar bütün dünyada ve ülkemizde hak ettikleri bu saygıyı gördüler, ekonomik olmasa da, manevi yönden hep baş tacı edildiler.

     


    Ama son yıllarda, her nedense sağlık çalışanlarına karşı bir savaş başlatıldı adeta.

     


    Her gün TV ekranlarında sağlıkçılara yönelik bir hatta bazen birkaç şiddet haberi yer almakta.

     


    Bu şiddeti uygulayanlar, hiç mi düşünmezler, karşılarındaki insanlar okullarından mezun olduklarında insanlık için çalışmaya, bu konuda ellerinden gelenin fazlasını ortaya koymaya yemin etmişlerdir.

     


    Bir hekim, eczacı veya diğer branşlardaki sağlık çalışanı kaç yıl emekle yetişiyor? Bu insanlara saldıran, yaralayan, öldüren insan müsveddeleri bunu hiç mi bilmezler, hiç mi düşünmezler?

     


    Düşünmezler çünkü empati yapmayı bilmezler. Bilmezler, çünkü cahildirler.

     


    Okullar okumuş bile olsalar cahildirler. Onlar son dönemde çok örneğini gördüğümüz, “Sadece Ben” ve “Nasıl olsa bir şey olmuyor, tutuklansam bile duruşmaya takım elbise, kravat gider yırtarım” diyenlerdir.

     


    Adalet sisteminin zaaf içinde olmasını fırsat bilen beyin fukaralarıdır onlar.

     


    Acil servis, poliklinik ya da servis hiç fark etmez, bu kafadakiler kendilerini hep öncelikli görürler, hasta olan yakınlarına hemen müdahale edilmesini isterler, hastalarına mutlaka radyolojik inceleme yapılması ve de illa ki bir ilaç verilmesi gereklidir onlar için.

     


    Hekimin teşhisini asla beğenmez, kendilerinin önerdiği yolda ilerlenmesini isterler.

     


    Allah’ın cahili bilmez ki, karşısına gelen hastaya teşhis koymak ve tedavi uygulamak için o hekim altı yıl lisans, dört ilâ altı bazen de on yıla varan ihtisas eğitiminden geçmiştir. Servislerde profesörlerin eteğinde, sabahın köründe daha kahvaltısını etmeden vizite çıkmış, yıllarını hastaya teşhis koymaya ve hastalıkları tedaviye harcamıştır.

     


    Bir eczacı beş yıl lisans eğitiminden geçmiştir. Geçmiştir de, o beş yılın her günü, sayfalarca formülleri, Latince isimleri öğrenip, laboratuvarlarda uygulayarak geçmiştir. Bitkilerin hangi bölümü ne işe yarar, bir formülde oksijen molekülü karbon zincirinin hangi noktasına bağlanırsa o yapı ilaç, yanlış bir noktasına bağlanırsa zehir olur, bunları öğrenmeden Eczacı olunamadığını o cahil ne bilir.

     


    O hemşire dört yıl lisans eğitimi almıştır. Enjeksiyon yapmayı, hastaya nasıl serum bağlanacağını, serumun damara akış hızının ne olması gerektiğini öğrenmek için yıllarını vermiştir. Ama bu cahil bunları da nereden bilebilir ki…

     


    Bu listeyi uzatmak, sayfalarca yazmak mümkündür, ama kim dinleye, kim anlaya.

     


    O nedenle kısadan yazıyorum.

     


    Her şeyden önce “Empati Kurmayı Öğrenmek” gereklidir.

     

    Bu da Millî Eğitim Bakanlığının işi olmalıdır. İlkokul, ortaokul ve liselerde müfredata “Empati” dersi konulmalı, bu dersi de yetkin öğretmenlerin vermesi sağlanmalıdır.


Yorum Yap