Engelli olmak mı? Engelleri aşmak mı?

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    13 Mayıs 2022 /   577 Okunma

    Engelli olmak mı? Engelleri aşmak mı?

    İnsan hayatında en kolay olunabilen şeydir engellilik.

     

    Bir anlık dikkatsizlik, bir trafik kazası, bir oyun, bir şaka, bir hastalık, yanlış bir ilaç, yanlış bir tedavi, yanlış bir evlilik…

     

    Sebep olan nedenler çok çeşitli ve farklı olabilir. Ancak değişmeyen bir gerçek vardır:

    “İnsanoğlunun engelli bir birey olabilmesi için genelde bir saniyeden az bir zaman yeterli olabilmektedir.”

     

    İnsan yaşamı boyunca hiçbir şeyi bu kadar kolaylıkla ve bedel ödemeden elde edemez.

     

    Bir kısım Engellerin uzun süreli bazı hatalar sonucu, hatayı yapanların, ya da yakınlarının yaşamında engel yaratması söz konusudur. Ama düşünün ki, bir anlık bir karardır bu sonucu doğuran.

     

    Yanlış bir ilaç kaç saniyede yutulur ya da damarınıza zerk edilir. Ya da kaç saniyede karar verilmiştir bir yanlış evliliğe ve kaç saniyede bir sperm yumurtayı bulup, dölleyivermiştir bu yanlış evlilikte...

     

    O zaman her sağlıklı kişi, kendini potansiyel bir ‘Engelli Birey’ olarak görmeli ve buna her an hazırlıklı olmalıdır. Bir de, bazı kararları verirken, sonucunda kimlere zararı dokunacağını iyi saptamalıdır insanoğlu.

     

    Çok zor görünse de engelli olarak yaşamak, aslında yaşamı köreltecek kadar karamsar bir şey değildir…

     

    Bakın çevrenize, birçok engelli insan göreceksiniz.

     

    Hepsi de yaşamlarını sürdürmekteler.

     

    Ve emin olun, bir engelli olarak içinde bulundukları temel sıkıntıları kendilerinden kaynaklanmamakta. Onları sıkıntıya sokan, kendilerine insanca yaşam koşullarını sunmayanlardır.

     

    Kent mobilyalarının, dükkanların, binaların engelli bireylere uygun olmayışı ile başlar sıkıntı, onları ‘DİĞER’ sınıfına sokan ve acıyıp, “vah vah” demekten başka bir şey yapmayan insancıklarla devam eder. Hiçbir engellinin acımaya ihtiyacı olmadığını bir anlayabilsek...

     

    Bir engelliyi mutlu etmek istiyorsanız, ona normal insanlara davrandığınız gibi davranın, göreceksiniz çok güzel diyalog kuracaktır sizinle...

     

    Asıl engel biz, normal olduğunu düşünen insanların beyinlerinde, engel ve engelliliği bilmeden yaratılan duygulardadır. Genelde ülkemizde engelli bir bireye yardım etme ihtiyacı ile yanıp tutuşuruz da, nasıl yardım edeceğimizi bilmeden bu işi yapmaya kalkınca yüzümüze gözümüze bulaştırırız.

     

    Bir engellinin engelinin ne olduğunu kendisiyle konuşmaya korkarız. Oysa ki, engelli bireyler, aslanlar gibi konuşur kendi engeliyle ilgili, hatta şakalar yapar... Biz ise bunun anlayabilmekten yoksun, kızarır bozarır, adam gibi konuşmak yerine, o bireyi sıkar boğarız davranışlarımızla...

     

    Engelli olmak değildir ayıp olan, bir engelli ile nasıl yaşayacağını ve kafanızdaki engelleri aşmayı öğrenmemektir...

     

    Bu olgu engelli birey için de geçerlidir, her an bir engelli olmaya aday olan, biz ‘Sağlam’ kişiler için de...

     

    Lütfen bir engelliye normal davranın.

     

    Sağlam insan muamelesi yapmaktan çekinmeyin.

     

    Göreceksiniz hem o çok mutlu olacak, hem de siz...

     

    33 yılımı birlikte geçirdiğim tüm engelli sporcularımın, yaşamımın tam ortasında yer alan engelli dostlarımın içinde bulunduğumuz “Engelliler Farkındalık Haftası”nı kutluyor, hepsine sevgilerimi yolluyorum.


Yorum Yap