“Harikzedegân Kat Evleri”… Nereden, Nereye? (4)*

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    27 Ağustos 2021 /   869 Okunma

    “Harikzedegân Kat Evleri”… Nereden, Nereye? (4)*

    Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere.

     

    Paralar toplanırken yangın mağduru olarak, 20.000 aile 50.000 nüfusun yardıma muhtaç olduğu söyleniyordu. Bunların bir kısmı daha önceden iskân edilebilmiş olmalı ki, temel atıldığı sıralarda kayıtlara geçen mağdur sayısı 12 bin kusurdu. Mesken olarak inşa edilen hane sayısı da 122 olarak görünüyor. Yani muhtaç olanların ancak %1’inin ihtiyacı karşılanabilmekteydi bu sayı ile.

     

    Ama o dönemde kayıtlara göre, bunların da inşa edilen evlere ilgisi çok alt düzeyde kaldı. Müstakil evlerde oturmaya alışmış insanlara böyle koca binalarda yaşamak hiç de cazip gelmedi. Yangın mağdurları daha uzun yıllar medrese odalarında, han köşelerinde, nohut oda, bakla sofa kira hanelerinde sürünmeye devam ettiler; her yeni yangınla aralarına katılan felaketzedelerle sayıları da giderek arttı.

     

    Apartmanlar kısa süre sonra belediyenin elinden alınıp THK’ya verilince, inşa edildiği ilk döneminden  az bir kesim haricinde, yapıların yangın mağdurları ile hiç alakası kalmadı.

     

    Yapıların muhite kattığı şerefiye nedeniyle, THK’nun elindeki dairelere rağbet oldukça arttı. Tayyare Apartmanları hatırlı ve kalburüstü kimselerin mekanıydı artık. Buradan elde edilen gelirle THK, uçak imal edebilen fabrikanın kurulmasını sağladı. Ayrıca bu gerçekten milli ve yerli olan uçakların bir bölümü ihraç da ediliyordu.

     

    Hayat pahalılığının acımasızca hüküm sürdüğü 2. Dünya Savaşı yıllarında, İstanbul’un merkezi sayılan Laleli semtindeki binalarda yer alan, emsallerine göre oldukça lüks daireler, çok ucuz fiyatlarla kiraya verilince boş daire bulunmaz oldu. 13 Haziran 1946 tarihli Akşam gazetesinde yayımlanan Necmettin Bildik imzalı bir röportajda, 73 ailenin 5 yıldır ev kiralamak için sıra beklediğinden bahsedilmekteydi.

     

    1950 sonrası hükümetlerin Amerikancı tutumu ile THK’nun yatırımı olan uçak imalatı ve bakımlarının yapıldığı fabrika ve diğer tesisler kapatıldı. 1960 sonrası Adalet Partisi ve ortaklarının kurdukları hükümetler de aynı ihmalkârlığı sürdürdükleri için, yıllar içinde bakımsız halde kalıp, gözden düşen binalar, Turgut Özal hükümetleri döneminde lüks turistik otele dönüştürüldü. Türkiye’nin ilk betonarme apartmanı unvanıyla mimari ve toplumsal tarihimizde tartışılmaz bir önemi olan, Mimar Kemaleddin Bey’in eseri Harikzedegân Apartmanları, günümüzde de 5 yıldızlı lüks otel olarak hizmet vermeye devam etmekte.

     

    Son dönemde orman yangınları ile gündeme gelen ve şu anda kayyum elinde yönetilen Türk Hava Kurumu’nun elindeki uçakların bakımlarının yapılmaması nedeniyle uçamadıkları iddiaları ortalığı karıştırırken, kurumun elinde bulunan ve kuruma büyük miktarda gelir sağlayan taşınmazların satılmaya uğraşılması ciddi bir aymazlık örneğidir.

     

    Bu arada dört gündür, inşa edilişinden bugüne durumunu ve önemini anlattığım yapıları, otel olarak kullanan ve ciddi miktarda kira ödeyen otel zincirinin buradan el çekmesi, yani binaları boşaltması için baskılar yapıldığı, durumun adliyelik bir hal aldığı bilinmekte.

     

    Ancak işin bilinmeyen yanı, Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğünün eseri olarak kurulan ve ülkemizde çok ciddi yatırımlara imza atan ve atabilecek gelir yapısına sahip bir kurumun, niçin bunca zayıflatılmak istenmesidir.

     

    Ayrıca THK’nun elindeki mal varlığının büyük bir kısmının, son dönemde ne yazık ki elden çıkartıldığı bilinmekte. Merak ediyorum bu taşınmazların satışından elde edilen gelir, nerede ve hangi amaçla kullanıldı? Eğer kullanılmadan bir banka hesabı ya da fonda duruyorsa, bu hesaplar hangi bankadadır?

     

    Benim gibi, yüce milletimizin tamamını ilgilendirdiğine inandığım bir başka konu da şu:

     

    Son dönemde yaşanan yangın felaketleri ile sıkça gündeme gelen Türk Hava Kurumu’nun www.thk.org.tr adresinde bulunan internet sitesine erişim niçin kısıtlanmış durumdadır. Siteye erişim kısıtlanarak, bir şeyler gözden kaçırılmak mı istenmektedir.

     

    Unutmayalım ki, Kamu         Yararına Çalışan Dernek statüsündeki bu güzide kurumun doğal hamisi, yani koruyucu ve kollayıcısı Cumhurbaşkanlığı Makamı ile Bakanlar Kuruludur. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı da    THK’nun Onursal Başkanıdır.                                                                                                                                                                                                                                                                                            Hal böyle iken, kurumun başına kayyum atanmış olmasını, kurumun elindeki taşınmazların satışa çıkartılmasını ve de en önemlisi envanterde bulunan ve yangın söndürmede hayati önem taşıyan uçakların bir türlü uçurulamamasını son derece yadırgadığımı belirtmeliyim.

     

    Umarım yakın zamanda hangarlarda çürüdüğü söylenen o uçaklar tamir edilir ve yeniden yangın söndürmede aktif rol almaya başlarlar.

     

    Tamir için kaynak mı?

     

    Basit… 1925 yılında yangın mağdurları için yapılan ve sonra Türk Hava Kurumuna devredilen İstanbul’un göbeğindeki yapı grubunun kira geliriyle uçak üreten fabrika kurabilen bir devlet, 8-10 uçağı tamir ettirecek parayı bu yolla bulamaz mı?  Hem de devletin en üst kademesinin koruması altındayken…

     

    *Bu yazı dizisi bir araştırma ürünüdür. Yararlanılan kaynaklar:

     

    •        Çuluk, Sinan  İlk Betonarme Apartman 1920’de Laleli’de yapıldı, Bugünü Anlamak İçin Tarih Dergi, Ekim 2020, İstanbul

    •        Ergin, Osman Nuri Mecelle-i Umûr-u Belediye, c.2, s.1077 vd.

    •        Kütükoğlu, Mübahat 20. Asra Erişen Osmanlı Medreseleri,

    •        Başbakanlık Osmanlı Devlet Arşivi, 103/15, 58/39 ve diğer pek çok belge……..

     

    Bitti…


Yorum Yap