Kadın üretirse vatan kalkınır

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    4 Kasım 2021 /   630 Okunma

    Kadın üretirse vatan kalkınır

    Geçtiğimiz günlerde Antalya, önemli bir fuara ev sahipliği yaptı.

     

    Ülkemizin dört bir yanından gelen üreticiler, üretimlerini YÖREX Yöresel Ürünler Fuarında tanıttılar, sattılar, bağlantılar kurdular.

     

    Antalya Ticaret Borsası ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteklediği, Bakanlıkların katkı koyduğu bu fuarda bir şey dikkatimizi çekti: Kadın Girişimciler Kooperatifleri.

     

    Devlet-i Âliyye (Osmanlı) döneminde, yaz geldi mi, ordu sefere çıkar, ortalama altı ay süren seferden sonra sonbaharda geri dönerdi. Sefere çıkmak söz konusu olunca da seferberlik ilan edilir ve Anadolu’nun dört yanından eli silah tutan erkekler çağırılırdı.

     

    Erkekler sefere gittiğinde de evin her yükü, evdeki kadınların omuzlarına yüklenirdi.

     

    Kocası uzun bir süre eve dönmeyecek olan kadın, varsa ailesinin, yoksa feodal köy ağasının topraklarını işler, evinin yıllık tüm ihtiyacını kendi elleriyle üretip, depolar, doğurduğu bebesini sırtına kundaklayıp, yaz kış demeden her durumda, her koşulda çalışırdı.

     

    Osmanlı yüzyıllarca sosyoekonomik açıdan ayakta kaldı ise bu, kadınların gösterdikleri cefakâr tavır sayesinde olmuştur.

     

    Erkeğin eve dönmesi ile, kadın için hiçbir şey değişmezdi. Seferde yorulan, belki yaralanan koca eve gelir, sırtüstü yatar, hiçbir şeye elini sürmezdi. Kadını yerine göre bir üretim aracı olarak gören erkek, evden çıktığında da savaş anılarını anlatmak üzere köyün ya da mahallenin meydanında oluşturulmuş Köy Odasına gider, kendi gibi sefer yorgunu erkeklerle hasbıhal ederek günlerini geçirirdi.

     

    Mahalle Kahvesi ya da kısaca Kahvehane kavramı böylece ortaya çıkmış, kadınlar cansiperane çalışırken, erkekler bu mekanlarda vakit geçirir olmuşlardır. Ve bu olay günümüze kadar da, sadece köylerde değil, pek çok kentimizde de böyle gelmiş, böyle gitmektedir.

     

    Yıllar öncesinde sosyal demokrat iktidar işbaşında iken, Kooperatifler kurulmakta, Köykent projeleri hayata geçirilmeye çalışılmaktaydı. O dönemde kadınların üretimdeki önemleri gündeme getirilerek, kadın kooperatifleri üzerine çalışmalar yapılmıştı.

     

    Ancak yönetmeyi çok seven erkeklerimiz, kadınların ırgat olarak üretimde çalışmalarına ses çıkartmazlar ama üretimi düzgün yapmak üzere kurulan sistemlerde söz sahibi olmalarını zinhar kabul etmezler. Yıllarca en demokratik yönetimlerde bile bu algı kırılamamış, kadınlarımız hak ettikleri değeri asla görememişlerdir.

     

    Oysa Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ilanından sonra Türk Kadınına gereken değerin verilmesi adına pek çok idari ve siyasi düzenleme yapmış, ancak onun ölümünden sonra iş gene “Eski Hamam, Eski Tas” durumuna dönmüştür.

     

    Anadolu’nun feodal sosyoekonomik düzeni değişmedikçe de bu işin değişeceği yok gibi duruyor.

     

    Bunları niçin anlattım?

     

    YÖREX boyunca, fuar alanında gözlemlediğim Kadın Girişimciler beni başta umutlandırdılar.  Kafamdaki “Bu yapının kırılmasında, bu kurumlar etkin bir rol oynarlar mı acaba?” sorusuna cevap bulmaya çalıştım günlerce ve Kadın Girişimciler Kooperatiflerinin bazılarının başkan ve yöneticileriyle görüşmeler yaptım.

     

    Kadınlarımızın heyecanı emin olun içimdeki umudu iyice artırdı.

     

    Ancak bazı kooperatif stantlarında karşılaştığım erkek egemen yapı da umutlarımı frenlemem gerektiğini, daha önümüzde alacağımız çok yolun olduğunu bana gösterdi.

     

    Bir de kadınlara güvenen ve oluşan yapının yönetimini, çekinmeden kadına teslim eden erkekler gördüm ki, bu da “işte olması gereken bu” dedirtti bana.

     

    Gelecek günlerde üç Kadın Girişim Kooperatifinin yöneticileriyle yaptığım görüşmeleri aktaracağım size.

    Bunlardan biri de KKTC’de oluşan kooperatif. Okuyunca, Anakara ile Yavru Vatan Ada arasındaki sosyal farkı da göreceksiniz.

     

    Erkekler kadınlarımıza yol açmalıdırlar.

     

    Çünkü “Kadın Üretirse Vatan Kalkınır.”


Yorum Yap