Meltem'de Umutlu Süreç

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    21 Ağustos 2019 /   663 Okunma

    Meltem'de Umutlu Süreç

    ' 15 Eylül 2018 tarihli gazetemizde yayımlanmış olan köşe yazımın başlığı  Meltem’de Sıkıntılı Süreç  idi. Yazıda Meltem’deki 40 bin metrekarelik alan üzerine kaygılarımı dile getirmiş, bugün gelinen noktaya kadar yaşanan süreci ve meclisten  apar topar geçirilen proje ile bu alana kazandırılmaya çalışılan fonksiyon ile ilgili açmazları yazmıştım. Yazının ilk paragrafı şöyleydi.

     

    “ Yıllardır Antalyamızın kanayan yarasıdır 100. Yıl Bulvarı’nın batı ucunda yer alan o kocaman yapı adası. Plan şartları ile oynandı, mahkemelik oldu, sonunda bir bölümüne 33 bin kişilik stad, bir bölümüne de 10 bin kişilik spor salonu yapıldı, plan şartları yerine getirilmiş oldu hesapça... Ama alan o kadar büyük ki, hala yapılaşmamış bir bölüm var ve bu bölüm de günümüzde TOKİ eliyle yapılan planlamalar sonucu yapılaşacak. Bakalım bu konuyu kimler takipte ve kimler elini taşın altına koyup, konuyu yargı boyutunda takip edecek ve hangi mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verecek?”

     

    Sonunda dileğim yerine geldi ve mahkeme burada TOKİ eliyle yürütmeyi durdurma kararı verdi ve bu alanda bir kez daha planlama yapmak zorunlu hale geldi. Eski belediye başkanı Menderes Türel seçim öncesi bu alanı ‘ Millet Bahçesi ‘ olarak planladıklarını açıklamış, 40 bin metrekarelik bu alan üzerindeki tasarruf planlarına yeni bir boyut getirmişti.

     

    31 Mart seçimi ile Türel’den görevi devralan Muhittin Böcek de Yüz Günlük İcraatı üzerine yaptığı toplantıda bu alan ile ilgili olarak bir Afet Toplanma Alanı ve Kent Meydanının da içinde olacağı çok amaçlı bir fonksiyon düşündüklerini açıklamıştı. Başkan Böcek, 17 Ağustos Marmara Depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada da, bu projenin arkasında olduklarını vurgulayarak, Antalya’nın bir Afet Toplanma Alanı olmadığını söyledi ve bu alanın bu iş için biçilmiş kaftan olduğundan söz etti. Dahası bu alan ile ilgili konuşurken, Antalya’nın bir diğer sorunu olan trafiğin de nasıl çözümlenmesi gerektiğinden de dem vurdu.

     

    Hani geçen gün Narenciye’deki akaryakıt istasyonuna tahsis edilen alanla ilgili olarak yazdığım yazımda da belirtmiştim ya “ Ben demiştim demeyi sevmem ama ben demiştim” diye. İşte burada da aynısı oldu. Aşağı yukarı bir yıl önce yazmışım bu konuda yapılması gerekeni. Yani aklın yolu bir...

     

    15 Eylül tarihli yazımın son paragrafı şöyleydi.

     

     “Bence her şeyin başında bu yapı adası üzerinde spor alanları inşa edilmiş ve iyi kötü amacına uygun bir sistem kurulmuşken, 40 bin metrekarelik bölüme de bir yüzme havuzu, bir buz hokeyi (ülkemizde büyük gelişme kaydeden bir spor branşıdır) sahası ve bir de çok amaçlı spor salonu (voleybol, hentbol salonları içeren) inşa edilmeli, kentimizin ihtiyacı olan spor tesislerinin en azından önemli bir bölümünün bu alanda toplu olarak yer alması sağlanmalıdır. Çevresindeki parklarla birlikte bu alan, genç, yaşlı Antalyalıların hafta sonu buluşma noktası haline getirilebilir ve böylece Işıklar’daki yok edilen Atatürk Spor Salonu’nun havası bu alanda yeniden yaşam bulabilir. Ya da bu alan bir afet anında halkın toplanma noktalarından biri olarak da kullanılmak üzere düzenlenemez mi? Antalyamızın son dönemde yaşadığı orta ölçekli depremler sonrasında iki gündür bilim adamları daha büyük bir deprem beklentisinden söz etmeye başlamışlardır. Böyle bir afet durumunda halkın sağlıklı bir biçimde toplanacağı bir alana şiddetle ihtiyaç olacaktır. Bu alana devasa gökdelen dikip, kentin silüetini bozmak yerine daha akılcı davranıp, bu alanı içinde afet toplanma bölümünün de var olacağı bir kompleks olarak planlamak ve böylece dünya kenti olduğunu defaten vurguladığımız Antalyamızı gerçekten uygarlığın gereklerini yerine getirmiş bir kent olarak dünyaya sunamaz mıyız! Her şey illa ki ranta mı kurban edilmek zorunda!”

     

    Umarım bugün akl-ı selim galip gelir ve Ankara, Antalya Büyükşehir Belediyesinin tekerine çomak sokmaz ve o alan,  ranta kurban edilmeden, Antalyalıların kullanımına sunulur. Başkanımızın beklediği yazının bir an önce gelmesi dileği ile bugünkü yazımın başlığını böyle attım: “Meltem’de Umutlu Süreç”...


Yorum Yap