Spor salonunda spor yapılır

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    16 Nisan 2022 /   402 Okunma

    Spor salonunda spor yapılır


     

    Antalya’da yaşayan ve sporu seven bizler için Işıklar Caddesi üzerindeki Atatürk Spor Salonu’nun kıymeti çok fazladır. Kentimizin simgelerinden biri haline gelmiş olan bu yapının Kent Müzesi yapacağız diye heba edilmesine ne benim ne de Antalya’da sporla uğraşan bir başka kişinin rızası olması mümkün değildir.

     

    Kent Müzesi elbette ihtiyaçtır ve yapılmalıdır. Buna hiçbir Antalyalının “hayır” diyeceği düşünülemez.

     

    Ama kentimizin bir spor kenti olduğu gerçeği apaçık ortada dururken, bir spor tesisini herhangi bir mekânda da yapılabilecek dijital bir sergileme adına yok etmek hangi mantığa sığar, anlamakta zorlanıyorum.

     

    Bu şehirde, yediden yetmişe, spora gönül vermiş binlerce insanın, hafta sonlarında, zamanını güzel değerlendirmek adına orada olmayı yeğlediği bu yapı, ulaşımının kolaylığı, çevresindeki diğer sosyal mekânlarla olan bütünlüğü ile tartışmasız ülkemizde var olan spor birimlerinin en verimlilerinden biridir.

     

    Antalyamıza kazandırılan yeni spor tesislerinin varlığı, bu yapının işlevsizleştiği anlamına gelmez. Geçtiğimiz yıllarda açılan Antalya Spor Salonu ya da halk arasındaki adıyla On bin Kişilik Salon çok güzel bir yapı olmuştur elbet, ama bu yapı basketbol, voleybol, hentbol LİG MAÇLARININ oynanabileceği büyüklükte, masrafı da kendi gibi büyük bir salona sahiptir.

     

    Atatürk Spor Salonu yıkılıp, burası hiç alakasız bir işleve büründürülmeye çalışılınca, bu güzelim salonda oynanmakta olan YEREL LİG Maçları -ki her akşam iki veya üç maç oynanır bu liglerde, Antalya Spor Salonuna taşındı.

     

    Her akşam bu salonda yanan elektrik, çalıştırılan skorbord’un elektronik ömrü, salon bakım ve güvenlik ekiplerine ödenen fazla mesailer tümüyle zarardır. Atatürk Spor Salonunda da elektrik yanar ama diğer salonun beşte biri kadar enerji harcar, elemanların sayısı diğer salonun üçte biri kadardır.

     

    Hafta sonları oynanan basketbol ve voleybol lig maçlarına gelen seyirci sayısı da bellidir. Koca salonda bir avuç seyircinin yarattığı destek gücü ile bu daha küçük hacimli salonda yarattığı etki, kesinlikle kıyaslanmayacak kadar büyüktür.

     

    Atatürk Spor Salonu, yer itibariyle halkın kolay ulaşabildiği bir noktada bulunduğundan, öğleden sonraki bir maça gitmeyi planlayan insanlar, aileleri ile birlikte erkenden şehir merkezine gelir, yemeklerini burada yer, Karaalioğlu parkında gezinir ve maça girerlerdi. Yeni salona gideceklerin ise böyle bir etkinlik günü yaşama şansları yok.

     

    Bunlar bile Atatürk Spor Salonu’nun sadece spor için değil, kentimiz adına da ne denli gerekli bir yapı olduğunun kanıtıdır. Kentimizde var olan LİG Takımı sayısı belli iken, Antalya Spor Salonu’nu altyapı maçları için böyle kullanmak, kentimiz için şimdilik lükstür. Bu arada koca salonun skorbordu birkaç hafta evvel arızalanmıştır ve salonda ne altyapı, ne de lig maçı oynanamamaktadır.

     

    Peki bunca yazıyı niçin yazdım?

     

    Bilindiği gibi Antalya’mızda bir Kent Müzesi oluşturuluyor. Bu müze yaşadığımız kent için olmazsa olmazdır. Buna kimsenin karşı çıkacağını da sanmıyorum.

     

    Benim ve benim gibi düşünen ve bu kenti çok seven insanların karşı çıktığımız tek nokta, şehrimizin büyük ihtiyacı olan bir spor salonunun, anlamsızca bu Kent Müzesi projesine dahil edilerek, gerçek işlevinin yok edilmiş olması.

     

    Şimdi bakalım…

     

    Bu proje Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin patronajında yürütülen bir olaydır. Konunun yani projenin ilk ortaya atılması onlarca yıl öncesine dayanır. Kent Konseyi geçtiğimiz yıllarda yeniden gündeme getirmiş, yapılmasını tavsiye etmiştir. Antalya Kent Konseyi’nin bazı çalışma grupları bu proje hakkında görüş belirtmişler ve işe yanından kenarından müdahil olmuşlardır. Ama Kent Konseyi’nin tavsiye niteliğindeki görüş bildirimleri dışında bir yaptırım gücü yoktur. O nedenle bu kurumun projenin gidişatına bir etkisi olması mümkün görünmemektedir.

     

    Ama her nedense, özünde Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir kurum olan konseyin yönetimi kraldan çok kralcı bir tutumla, projeye yön vermeye çalışmaktadır.

     

    Dönelim spor salonu meselesine…

     

    Bir önceki Belediye Başkanı’nın döneminde uygulamaya konan proje doğrultusunda, Atatürk Spor Salonu, müzeye dönüştürülmeye karar verilir ve yıkılmaya başlanır.

     

    Ben de dahil olmak üzere, aklı eren herkes bu yıkıma karşı çıkar. Ben hem bu köşede, hem de gazetemizin sürmanşetinde yer alan röportajımda spor salonunun yok edilmesinin doğuracağı rahatsızlığı dile getirdim ve hatta kendisi de sporcu olan o dönemin Belediye Başkanı sayın Menderes Türel’in de bu yıkımdan rahatsız olacağından emin olduğumu yazdım, söyledim.

     

    Sonra ne olduysa oldu, müteahhit parasını alamadığını ileri sürerek, yıkımı yarım bırakıp kaçtı.

     

    O güzelim spor salonu hayalet bir yapıya dönüştü. Ana karkası ayakta duran bu mekân ne olacak diye araştırmaya başladım.

     

    Büyükşehir Belediyesi proje müellifi ve onun Antalya Kent Konseyindeki dostlarının salonun yeniden sportif işlevine dönmesine “Hayır” dediklerini öğrendim.

     

    Kendisi Antalyalı olmayan, hatta Antalya’da bile yaşamayan proje müellifinin, sanırım birilerinin baskısıyla, bu spora dönüşe izin vermediğini düşünüyorum.

     

    Peki olayın patronajını elinde bulunduran Büyükşehir Belediyesi bu konuda ne düşünüyor? Çünkü bazı ağızlardan Belediyenin bu işi savsakladığını, Başkan Muhittin Böcek’in bu işe harcayacak param yok diyerek Müze Projesini durdurduğunu duymaktayım.

     

    Eğer başkan Böcek, Müze projesine karşı çıkıyorsa, bunun gerekçelerini açıklamasını bekleriz. Çünkü bu müze bu kent için gereklidir ve yapılacaktır.

     

    Ben bugün spor salonu meselesini dile getiriyorum ve bu konuda görüşüne başvurduğum Büyükşehir Belediyesi’nin yetkin ismi bana, “Proje müellifi atması gereken imzayı atsın, salonu iki ayda eski haline getirip, sporun emrine veririz” dedi.

     

    Aynı konuyu gündeminde tutan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü de imzayı beklediklerini, salonun yeniden Antalya sporunun emrine verilmesi gerektiğini belirten görüş öne sürdü.

     

    Şimdi bekleyip, göreceğiz. Ama ben buradan bir kez daha çağrımı yineliyorum. Söylenenlere kulak verin ve Atatürk Spor Salonu’nu sporun emrine verin. Antalyalılar sergisini her mekânda yapabilirsiniz.

     

    Bunu müze nedir bilen bir sanat tarihi uzmanı ve spor salonu ve spor nedir bilen bir spor insanı olarak iddia ediyor, söylüyorum’.


Yorum Yap