Özel Günler

Vallahi de Şaka Değil, Billahi de…

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    9 Haziran 2021 /   681 Okunma

    Vallahi de Şaka Değil, Billahi de…

    Patara, bir arkeolog olarak beni çok ilgilendiren, üzerine yazılmış bilimsel ve bilim dışı hemen tüm yayınları okuduğum, izlediğim, dünyanın gözbebeği bir antik kent.

     

    Patara Antik Kenti Fethiye-Kalkan arasında, Xanthos Vadisi'nin güneybatı ucunda, bugünkü Ovagelemiş Köyü sınırları içinde yerleşmiştir. Antalya il sınırlarının hemen dibinde, Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biridir.

     

    Bu antik kentte kazılar 33 yıldır sürdürülmekte. Patara Meclis Binası Hellenistik dönemden kalan nadide bir yapı olup, son yıllarda restorasyonu hemen hemen tamamlanarak insanlığın dikkatine sunulmuştur. Yakın bir gelecekte burada antik Yunan ve Roma’nın meclis yapısını ve işleyişini canlandıran etkinlikler düzenlenerek, kent ve bölge, dünya arkeologları ve gezginlerinin hizmetine sunulacak.

     

    Arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahip bu güzel yöre.

     

    Ayrıca sayın Cumhurbaşkanı, ülke halkının ve dünya insanlarının dikkatini daha fazla bu alana çekmek üzere 2020  “Patara Yılı” ilan etmiş, burada yapılacak etkinlikleri himayesine almıştı.

     

    Patara’da son yıllarda sanatsal etkinlikler de düzenlenmeye ve hem bu kent, hem de bölge uluslararası alanda yoğun bir biçimde tanıtılmaya başlandı.

     

    Ama gelin görün ki Patara’da tuhaf şeyler olmaya da başladı son dönemde.

     

    Önce bir dozer operatörü kafasına göre kazı yapmaya kalktı alanda. Kazı başkanı Prof.Dr. Sayın Havva İşkan Işık hocamız duruma müdahale ettiğinde dozer operatörünün tepki ve tacizine uğradı. Allahtan hocamızın eli sertti de dozer operatörü yediği tokatla kendine geldi.

     

    Şimdi Patara gene tuhaf bir olayla gündemde.

     

    Birileri dünyaca ünlü Patara kumsalından kum çalıyor. Yahu ne olacak Allah’ın kumu, bitmedi ya demeyin sakın.

     

    Yukarıda yazdığım gibi bölge Caretta’ların yavrulama alanı. O kumun zerresi önemli.

     

    Ayrıca buradaki kum, öyle her sahilde bulunan cinsten değil. Dünyanın nadir bölgelerinde bulunan özel bir yapısı var.

     

    Üstelik çalınan ve taşınan kumun miktarı korkunç boyutta. Bahsedilen rakam 2500 civarında kamyon dolusu… Her kamyon 10 ton kum alsa, 25 bin ton kum çalınmış demektir.

     

    Şimdi sayın Cumhurbaşkanımızın himayesindeki bu alandan kim böyle fütursuzca kum çalabilir? Devlet bu konuyu hemen ortaya çıkartır ve hatta konuyu araştırıp, çözen birisi ya da birileri varsa ödüllendirir değil mi?

     

    Siz öyle zannedin. Kum hırsızlığını belgeleyip, rapor tutan bir devlet memuru, bırakın ödüllendirilmeyi, bir yerel siyasi tarafından engelleniyor. Bölgenin bağlı olduğu ilçenin kaymakamı da bu memuru görevden uzaklaştırıyor, başka bir bölgeye sürgüne yolluyor.

     

    Şaka sanıyorsunuz bu konuyu değil mi?

     

    Vallahi de şaka değil, billahi de…

     

    Şimdi gözüm sayın Cumhurbaşkanımızda. Bakalım himayesine aldığı Patara’da olagelen bu garip işlere nasıl tepki gösterecek, işini yapan devlet memuru görevine iade edilecek mi?


Yorum Yap