Yolun sonu karanlık

  • Ziya Nur Sezen

    Ziya Nur Sezen Yazı Arşivi
    16 Nisan 2021 /   470 Okunma

    Yolun sonu karanlık

       Koronavirüs yaklaşık bir yıl önce pandemi yani nedeni ve gücü bilinmeyen bir salgın olarak dünyayı kasıp kavurmaya başladığında, herkes Çin üzerinden yürüdü ve bu Uzakdoğu ülkesine ateş saçtı.

     


        Çin ve Çin’in küçük bir kenti olan Vuhan, geçen bin yıllık süreçte bazı dünya çapında yayılan virüslerin pek çoğunun ana kaynağı olmuştu tamam, ama bu kez, Çin’e mal edilen bu salgının kökeni Çin ve onun sabıkalı kenti Vuhan değildi.

     


        “Nereden biliyorsun” diye soracak olursanız, 2003 yılında Fransa’nın bir kentinde yerleşik bir laboratuvarda ABD tarafından ürettirildiği bilinen Covid adlı antijen yani virüs, yıllar içinde küçük büyük pek çok salgının ana temasını oluşturdu.

     

        Covid-19 yani bugünkü salgının virüsü, bu Covid’in 19. versiyonudur. Bundan önceki Covid temaları değişik adlarla dünyada salgınlara neden oldu. Örneğin SARS ve MERS Covid’in 16. ve 17. türevleridir.

     

        Son salgının önüne geçmek üzere değişik ülkelerde, bilim adamları aşı çalışmaları yaptılar ve geleneğe pek uygun olmayan bir hızla çeşitli aşılar geliştirildi.

     


        Ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulup, aşı geliştirme çalışmalarının başarı ile yapıldığı Refik Saydam Hıfzıssıha Enstitüsü, bu iktidar zamanında paldır küldür kapatıldığı için, Türk aşısını geliştirme işi kör topal yürümekte.

     


        Aşı üretme işini hızla tamamlayan ülkeler, aşılarını dünyaya pazarlamaya başladılar. 3. Faz dediğimiz her yaş grubu insanda deneme süreci tamamlanmadan aciliyete binaen piyasaya sürülen aşıların bazı istenmeyen yan etkileri de kısa sürede ortaya çıkmaya başladı. Üreticiler elbette aşılarını bu etkileri yok etme yolunda geliştiriyorlar, ancak şu bir gerçek ki, insanlar hangi aşıya güvenecekleri konusunda hala tatmin olmuş değiller.

     


        Ülkemizin Çin’den satın aldığı ve geleneksel teknoloji ile üretilen aşının şu anda elde edilen yan etki bulgularındaki memnuniyet verici azlık, bu aşının dünyada uygulanan aşıların en güvenilir olanı olduğunu ortaya koyuyor.

     


        Çin malları hakkında güvensiz olan insanlar, bir yandan da sosyal medyada dolaşan aşı karşıtı kara kampanyaların etkisi ile bu aşıyı olmaktan imtina etmekte, bulaşı ve vefat sayıları ülkemizde hızla yükselmekte.

     


        Sevgili okurlarım, Çin kökenli Sinovac aşısı şu anda olabileceğiniz en güvenli aşıdır. Canlı virüs aşısı olan Biontech de kendi teknolojisine sahip aşılar arasında güvenilir olandır. Bu nedenle ülkemizde uygulanmakta olan bu aşılara güvenin ve aşınızı mutlaka yaptırın. Bunu ben değil, dünyanın güvenilir bilim adamları söylüyor. Ben bir gazeteci olarak sizi bilgilendirme görevimi yerine getiriyorum.

     


        Öte yandan sokağa çıkma yasakları yetersiz, bunu hepimiz biliyoruz. Ama bu kısmî kısıtlamayı da delmeye uğraşmayalım. Sonu çok kötüye giden bir süreçten geçiyoruz. Bu tünelin ucu şimdilik karanlık. Bu karanlığı delip aydınlığa çıkabilmek için siz siz olun, yasaklara, tedbirlere harfiyen uyun.

     


        Son söz devleti yönetenlere;

     


        Lütfen 65 yaş üstü ile uğraşmayı bırakın. Bu yaş grubundaki bizler, tedbirlere harfiyen riayet eden insanlarız. Siz sokağa çıkma yasağına rağmen arabalarıyla ya da yaya olarak sokakları dolduranları engelleyin.

     


        Bu sürecin sonu, herkesin sağduyu ile uyacağı, gerçekten uygulanacak tedbirler ile aydınlığa ulaşacaktır. Yoksa halimiz harap.


Yorum Yap